19 Nisan 2009 Pazar

Namaz Suçu Engelliyor / Murat Birsel - Star Gazetesi

TIME Dergisi’nin (Şubat) özel sayısının kapağında dua eden bir kadın resmi var ve ‘İnanç nasıl tedavi eder’ diye yazıyor. Kapaktaki ‘duanın iyileştirici gücü’ teması, ‘The Secret’ (Sır) filminde de bahsi geçen, ‘Washington Deneyi’ni çağrıştırdı.

Washington Deneyi diye bilinen olay, 1993 yılında ABD Başkenti’nde halka haber vermeksizin yapılan ve sekiz hafta boyunca devam eden bir toplu meditasyon sürecinde şehirde suç oranının yüzde 20 oranında düşmesinin bilimsel kabul görüp kayda geçirilmesiydi. (İnternette arama motorunda ‘Washington meditation crime’ yazdığınız anda bütün bilgiye ulaşabilirsiniz.)

Nedir?

Şehirde kimse bilmiyor ama birileri, ‘iyilikler güzellikler üzerimize olsun’ şeklinde huzur çağrısı yapıp, bu enerjiye yoğunlaştığında oranın sakinleri bir anda -sanki- daha iyi insanlar oluyor.

Benim de aklıma düştü ki; bir huzur, iç güzellik, huşu ve iyiliklere dair titreşimler barındıran namaz benzer bir işlev görüyor olabilir diye...

Uzun lafın kısası kendimce dedim ki: Washington Deneyi doğru ise camilerinde namaz kılınan şehirlerdeki suç oranı namaz kılınmayan şehirlere oranla çok daha düşük olmalı! (Püf noktası: Kılanlar kılmayanları da pozitif etkiliyor.)

Bu bir varsayım, test edip doğru mu değil mi, hayatın gerçeklerince teyid ediliyor mu bakmak lazım...

Baktım nitekim!

* * *

Gerçi bu tür bir araştırmayı bilimsel yayın olarak taramak, verileri derlemek, ölçmek bir köşe yazısının konusu olamaz. Harika bir tez konusu olabilir. Filhakika ‘Namaz suçla ters orantılıdır’ varsayımının çok yüksek bir yüzdeyle doğrulanmasını bekleyebileceğimi söylerim...

Örneğin kişi başına düşen cinayet vakası oranı istatistiklerinde ilk yirmi ülke (binde):

Kolombiya (0.61) 2. Güney Afrika (0.49) 3. Jamaika (0.32) 4. Venezuela (0.31) 5. Rusya (0.20) 6. Meksika (0.13) 7. Estonya (0.107) 8. Latvia (0.103) 9. Litvanya (0.102) 10. Belarus (0.098) 11. Ukrayna (0.094) 12. Papua Yeni Gine (0.083) 13. Kırgızistan (0.0802) 14. Tayland (0.800) 15. Moldovya (0.078) 16. Zimbabve (0.074) 17. Seyşel (0.073) 18. Zambia (0.070) 19. Kosta Rika (0.060) 20. Polonya (0.056)

Kırgızistan dışında bu ülkelerin hemen hepsi yüzde yüze yakın oranlarda Hristiyan nüfusa sahip. Nüfusunun yüzde 75’i Müslüman olan (toplam nüfusta Müslüman oranı sıralamasında 38’inci ülke) gelen Kırgızistan tek istisna olarak göze çarpıyor.

Ve dünya genelinde bir ülkede namaz kılınıyorsa toplam suç istatistiklerinin hemen hepsinde Müslüman toplumlarda suça eğilim düşük çıkıyor.

Elalem bu gerçeğin farkında mı?

Elbette! İslam ülkelerinde cinayet oranı neden düşük diye çok ciddi bilimsel çalışmalar yapılıyor. (Meraklısına: Cordova, Ana; ‘An Examinational Causes of Low Murder Rates in Islamic Societies’: American Society of Criminology). Fazla bahsetmeseler, yüksek sesle dile getirmeseler de harıl harıl araştırıyorlar.

Gerçi namaz bağlantısını kuran yok sanki...

Belki bundan sonra birileri Londra, Paris benzeri şehirlerde cami olan bölgedeki suç oranını şehir geneline kıyaslamayı düşünür.

Keşke...

Tahminimce neticesi de dünyayı düşündürür!



Star Gazetesi, 17 Şubat 2009

Dünyada ilk kez “Namaz Resimleri Sergisi” açıldı



Bugüne kadar namazın resmin konusu olmadığını belirten Ressam Arif Ergun, “Resimlerimi yaparken tamamen gerçek olaylardan hareket ettim. Her yerde, her şartta namaz kılmaya çalışan insanların oluşturduğu güzellik tablolarını resmettim” dedi. Arif Ergun’un İstanbul Çemberlitaş’ta bulunan Birlik Vakfında sergilenen namaz resimleri, 19 Nisan’a kadar 09.00 ile 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.









Dünyanın ilk “Namaz Resimleri Sergisi”, İstanbul’da Birlik Vakfında açıldı.

Son yıllarda toplumdaki namaz bilincini ve duyarlılığını arttırmaya yönelik etkinliklere bir yenisi daha eklendi. “Resim çok önemli ve etkili bir mesaj dilidir” diyen ressam Arif Ergun, iki yıldır hazırladığı 42 yağlı boya tabloyu sanatseverlerin beğenisine sundu.

Tarihte namazlarıyla ünlü maneviyat büyüklerinden zor şartlarda kılınan namazlara kadar önemli olayları bir resim karesinde özetleyen Ergun, tablolarına ilginç isimler verdi. Bunlar arasında Abbad bin Bişr’in (r.a.), Hatem bin Asam’ın, Urve bin Zübeyir’in, Bediüzzaman Said Nursi’nin namazları olduğu gibi, “savaşta namaz”, “Çanakkale’de namaz”, “yoğun bakımda namaz”, “çatıda namaz”, “kar üstünde namaz” gibi isimler de var.

Açılışta konuşan Namaz Gönüllüleri Platformu sözcüsü Abdullah Yıldız, üç yıldır namazı gündeme getirmek için programlar yaptıklarını belirterek, “Hamdolsun, şimdiye kadar 300 namaz paneli yaptık. Radyo TV programlarımız devam ediyor. Şimdiye kadar 70 namaz bilinci kitabı çıktı” dedi.

Namazla ilgili binlerce etkinlik yapılması gerektiğini belirten Namaz Gönüllüleri Platformu üyelerinden Cemil Tokpınar da, “Sanata dönüşmeyen, iletişim araçlarının konusu olmayan fikir ve davalar uzun ömürlü olamaz. Bunun için resim sergisini çok önemsiyorum. İnşallah yakında namaz fotoğrafları sergisi ve namaz şiirleri dinletisi programlarımız olacak. Namaz için sinema filmi hazırlıklarımız da devam ediyor” şeklinde konuştu.

Sanatçının görevinin hayattaki güzellikleri tabloya aksettirmek olduğunu belirten ressam Arif Ergun da, “Maalesef bugüne kadar namaz resmin konusu olmamıştır” diyerek şöyle devam etti:

“Resimlerimi yaparken tamamen gerçek olaylardan hareket ettim. Her yerde, her şartta namaz kılmaya çalışan insanların oluşturduğu güzellik tablolarını resmettim. Belki kimi insanlar tabloları görünce bir kısmına çok şaşıracaklar. Ama birçok kimse de kendi hayatından veya çevresinde gözlemlediği kimselerden izler bulacak.”

Arif Ergun’un, İstanbul Çemberlitaş’ta bulunan Birlik Vakfında sergilenecek olan namaz resimleri, 19 Nisan’a kadar 09.00 ile 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.



Namaz yazarları kitaplarını imzaladı



Resim sergisinde Namaz Gönüllüleri Platformunda bulunan namaz bilinci kitabı yazarlarından Abdullah Yıldız, Cemil Tokpınar, İsmail Mutlu, Ahmed Saban, Yaşar Alptekin, Hasan Hafızoğlu, Kerim Buladı, Ramazan Kayan, Ahmed Çağlayan ve Ahmed Altun da kitaplarını imzaladı.




Ressam Arif Ergun Kimdir?


1954 yılında Konya’nın Hadim ilçesinde doğdu. İlkokulu kendi köyü Kaplanlı’da, ortaokulu Hadim’de, liseyi Bursa Erkek Lisesinde ve Konya Gazi Lisesinde okudu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Dekoratif Sanatlar Bölümünden 1977 yılında mezun oldu.

Resime karşı merakı daha ilkokula gitmeden kuzu ve at resimleri çizerek başladı. Okul döneminde de öğretmenlerin teşvikiyle devam etti.

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümünü bitirdikten sonra 21 yıl kumaş desenleri ve kumaş baskı işleriyle meşgul oldu. Bu sırada vakit buldukça resim yapmaya devam etti. Son yıllarda Kutlu Doğum Haftası programlarına paralel olarak çok farklı gül resimleri yaptı.

Kasımpaşa Lemar Düğün Salonunda, Taksim Metrosu Sergi Salonunda, Cevahir Otelde, Sepetçiler Kasrında, Fırat Kültür Merkezinde, Muammer Karaca Tiyatrosunda resim sergileri açtı. Namaz Gönüllüleri Platformunda bulunan Arif Ergun, “Namaz Resimleri Sergisi”yle yedinci kişisel sergisini açmış oldu.

7 Nisan 2009 Salı

Yahudiler gibi sallanmayın!

Yahudiler gibi sallanmayın!

Sahabelerden Ümmü Ruman (r.a.), namaz kılarken sallanıyordu. Onu bu halde gören eşi Hazret-i Ebu Bekir, öyle bir azarladı ki, Ümmü Ruman neredeyse namazdan çıkacaktı.
Daha sonra Hz. Ebû Bekir, şiddetle uyarmasının sebebini şöyle açıkladı:

– Resulullah (a.s.m.) şöyle buyuruyordu: “Herhangi biriniz namaza durduğunda her tarafı sakin olsun, Yahudiler gibi sallanmasın. Zira namazda her tarafın sükûnet içinde olması, namazın tamamındandır.”

Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları

Gece namazı ateşten korur

Gece namazı ateşten korur

Abdullah bin Ömer Hazretleri, Ashâb-ı Kiramın büyüklerinden olup, dört büyük halifeden Hz. Ömer’in (r.a.) oğludur.
Abdullah bin Ömer (r.a.) gençliğinde sık sık mescitte uyurdu. O sıralarda herkes rüyasını Peygamberimize (a.s.m.) anlatırdı. Bir gece garip bir rüya gördü. Önünde ateşten bir kuyu vardı. Melekler onu kuyunun yanı başına bırakmışlardı. İçinde yanan insanların sesleri duyuluyordu. İbn-i Ömer:

– Ateşten Allah’a sığınırım, diye dua ediyordu.

Yananları tanıyordu sanki... Sonra başka bir melek çıkageldi. Ona:

– Sen hiç korkma, dedi.

Bu rüyayı Peygamberimizin (a.s.m.) eşi Hafsa Validemize (r.a.) anlattı. Hafsa Validemiz de Peygamberimize (a.s.m.) ak­tarmıştı. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:

– Abdullah bin Ömer ne iyi bir insandır! Bir de gece namazını kılsa, buyurdu.

Mesajı alan İbn-i Ömer, bundan sonra geceleri az uyumaya ve ibadet etmeye başladı.

***

İbni Ömer (r.a.) cemaatle namaz kılmaya o kadar çok ö­nem verirdi ki, şayet yatsı namazını cemaatle kılamazsa gece­nin tümünü ibadetle geçirirdi.

Abdullah bin Ömer’in tâdil-i erkân ile namaz kılmasına her­kes hayran olurdu. Hatta Tabiînin büyüklerinden Tâvus Hazretleri:

– Onun gibi dikkatli namaz kılan birini görmedim, derdi.

***

İbni Ömer (r.a.) Kur’ân okurken manasına o kadar kendisini verirdi ki, hâlden hâle girerdi. Bir gün Mutaffifîn Sûresi’­ni okuyordu. “O gün tüm insanlar, Âlemlerin Rabbi için kal­kıp dikilirler” meâlindeki âyete gelince sarsıla sarsıla ağlamaya başladı. Secdeye vardı. Ondan sonra okumaya devam edemedi.

***

Abdullah bin Ömer, “İman edenlerin, Allah’ın zikirleriyle kalplerinin huşû içinde yumuşaması zamanı gelmedi mi?” âyetine geldiği zaman hüngür hüngür ağlardı.

Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları

Namazlarım Çizgi Hikâyesi (Gonca Dergisi)




Namazlarım Çizgi Hikâyesi (Gonca Dergisi)


Gonca Dergisi'nde yayınlanan, Senaryosu'nu Murat Kaya'nın yazdığı ve Çizimini Ahmet Kesgin'in yaptığı "Namazlarım" Çizgi Hikâyesi.



onay