24 Şubat 2012 Cuma

Çanakkale Türküsü Niçin Nerede Yazılmıştır?

Çanakkale Türküsü Neden Nerede Hangi tarihte yazılmıştır
Bu türkünün yazılma sebepleri nelerdir kim tarafından yazılmıştır. Yazarı kimdir. Hakkında kısa bilgiler

Bu türkü Türk insanının hafızasında derin izler bırakmış bir olayın yani büyük bir savaşın atmosferinde meydana gelmiştir. Dolayısıyla bu türkünün bir doğuş zamanı vardır. Ancak Çanakkale türküsünün doğuş zamanına ilişkin bilgiler şu soruları sormamıza neden olmaktadır.

Çanakkale Türküsü ne zaman doğmuştur? Yani bu türkü Çanakkale Savaşları başlamadan önce mi yoksa harp sırasında mı yakılmıştır? Aslında bize bu soruları sorduran elimizdeki bir mektuptur. Söz konusu mektup Emrullah Nutku’nun “Çanakkale Şanlı Tarihine bir Bakış” adlı eserinde yer almaktadır. Mektubu yazan Emrullah Nutku’nun kardeşi Seyfullah’tır. 1903 doğumlu olan Seyfullah savaşın arifesinde Çanakkale Sultanisi (lisesi) 1. sınıf öğrencisidir. Seyfullah Çanakkale’den gönderdiği ve üzerinde 29 Eylül 1914 tarihi yazılı olan mektubunda şöyle der:

Sevgili Anneciğim

Canımıza tak diyen iki yıllık gurbet hayatından artık kurtuluyoruz. Sana ve aileme kavuşacağım için seviniyorum.

Mektebimizi alıyorlar. hastane olacakmış bizi de İstanbul’daki mekteplere dağıtacaklarmış. Hocalarımızın çoğu da askerlik hizmetine gidiyorlar büyük sınıflar da gönüllü yazılacaklarmış. Bugün Türkçe hocamız sınıfa geldi ama çok kalmadı bize veda etti. Bize; “Zamanı gelince cephede yapılacak vatan hizmetinin mektepte yapılan hizmetten kutsi olduğunu” söyledi.

Birkaç günden beri Çanakkale sokaklarından askerler geçiyor. “Çanakkale içinde Aynalı Çarşı Anne ben gidiyorum düşmana karşı” şarkısını söylüyorlar. At üstünde zabitler top arabaları mekkâre ve deve kervanları sokağımızı doldurdu. Harp olacakmış. İngiliz ve Fransız harp filoları boğazın dışında dolaşıyormuş. Buraları bombardıman edeceklermiş. Bu bombardımanı görmek isterdim ama yakında Çanakkale’den ayrılacağız. Ama size kavuşacağım ben.

Beybabamın sizin ellerinizi öper kardeşlerime selam ederim.

Oğlunuz Seyfullah.

Mektuptan öğrendiğimize göre henüz Çanakkale savaşı başlamadan önce Çanakkale’de harbe hazırlanan askerler tarafından Çanakkale Türküsü söylenmektedir. Bu da bize türkünün doğuş zamanını harp öncesine götürmemiz gerektiğini haber vermektedir. Türk müzik tarihi ve halk türküleri üzerine önemli çalışmaları bulunan Mahmut Ragıp Kösemihal’in görüşleri de bu belgeyi destekler mahiyettedir. Kösemihal Musiki Mecmuası’nda bu türkünün Çanakkale Savaşları sırasında yeniden hazırlanmış ve zamana uygun mısralar araya katılmış bir türkü olduğunu asıl türkünün “ilk iki kıtadan anlaşıldığı gibi” (Çanakkale içinde vurdular beni/Nişanlımın çevresiyle sardılar beni; Çanakkale içinde aynalı çarşı/Ana ben gidiyorum düşmana karşı) daha eski olup Çanakkale’de öldürülen bir delikanlının ağzından yakılmış bir ağıt olduğunu hatta Bay Vahit Lütfi’nin bu türkünün 1. Dünya Savaşı’ndan çok önce söylendiğini kendisine anlattığını bildirir.

O zaman bu bilgiler ışığında şimdilik şöyle bir ara tespitte bulunabiliriz; Çanakkale Türküsünün meydana gelmesi savaş öncesine kadar uzanır. İlk iki kıtadaki sözler de bu kanaatimizi doğrulayan işaretlerdir.

Araştırmalarımız sırasında bulduğumuz başka belge ve bilgiler ise bu türkünün savaş başladıktan sonra meydana geldiği yönündedir. Şimdi de sırayla bunlara bakalım.

Şamlı Selim tarafından 1915 yılında yayımlanan ve üzerinde Risale-i Musikiyye yahut Musiki Gazetesi yazan eserin on üç numaralı nüshasında şu ifadeyi okuyoruz. Çanakkale Marşı bestekarı Kemani Kevser Hanım .

Kevser Hanım tarafından bestelendiği belirtilen ve ikişer mısralı on iki bentten oluşan marşın sözleri şöyledir:

Çanakkale Kahramanlarının Hatırası

Atar çavuş atar vururlar seni
Ölmeden mezara koyarlar seni
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içini duman bürür
Kırk altıncı fırkanın namı yürür
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde dolu bir testi
Analar babalar ümidi kesti
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde sıra serviler
Altında yatıyor aslan şehitler
Of gençliğim eyvah

Çanakkale boğazı dardır geçilmez
Kan olmuş suları bir tas içilmez
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde bir sarı yılan
Osmanlının tayyaresi durdurur divan
Of gençliğim eyvah

Çanakkale sende vurdular beni
Nişanlımın mendiline sardılar beni
Of gençliğim eyvah

Çanakkale sende yatar bir selvi
Kimimiz nişanlı kimimiz evli
Of gençliğim eyvah

Atar İngiliz atar pişman olursun
Kan alıcı fırkaya kurban olursun
Of gençliğim eyvah

İstanbul’dan çıktım başım selamet
Çanakkale’ye varmadan koptu kıyamet
Of gençliğim eyvah

Çanakkale seni duman bürüdü
Ali Kemal Bey’in namı yürüdü
Of gençliğim eyvah

Tayyare ile uçarız dağlar aşarız
Bize tayyareci derler düşmanları yıkarız
Of gençliğim eyvah.

Yazının Devamı:

Çanakkale Türküsü Niçin Nerede Yazılmıştır

Trend topic nedir? Nasıl yapılır?

Trendtopic ne demek
nasıl trendtopic yapılır

Trend Topic Nedir?
Dünyanın en büyük mikro blog sitesi olan Twitter'in gündemi demektir. Güncel konular anlamına gelir.

Yazının Devamı:

Trend topic nedir Nasıl yapılır

Cemil Çiçek, anayasa takvimini açıkladı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek 1980 Anayasasının felsefesinin günümüze uymadığını belirterek ''Yeni baştan ele alınması gerekiyor zira 30 yılda 17 defa değişmiştir. Bu da ülkede hukuk istikrarını bırakmamıştır'' dedi.

Cemilcicekanayasaforumd

Yeni anayasa için toplumun hemen her kesiminin olabildiğince katılımını sağlamak üzere bir mutabakatın olduğunu belirten Çiçek kamuoyunun da böyle bir beklentisinin bulunduğunu ifade etti.

Bu katılımın hangi yollarla hangi zaman dilimi içerisinde bu sürece katkı verileceğiyle ilgili yapılan alt çalışmanın da bugün sonuçlandırıldığını dile getiren Çiçek ''Artık bugünden itibaren bu komisyonun usul ve esasları belli. Bu çerçevede işin esasına yönelik bir çalışmayı bundan sonra sürdüreceğiz'' dedi.

Bu süreçle ilgili 4 aşama öngördüklerini belirten Çiçek sözlerini şöyle sürdürdü:

Birinci aşama: Katılım veri toplama ve değerlendirme.
İkinci aşama: İlkelerin belirlenmesi ve metin oluşturma.
Üçüncü aşama: Hazırlanan metnin kamuoyuna sunulması ve kamuoyunca tartışılması.
Dördüncü aşama: Komisyonda beliren görüşlere göre taslağın gözden geçilerek teklif haline getirilmesi.

Bugünden itibaren vardığımız mutabakat şu ki yarın itibariyle birinci aşama dönemine geçmiş oluyoruz; katılım veri toplama ve değerlendirme. Bununla ilgili 30 Nisan 2012 tarihine kadar bu sürece katkı vermek isteyen sivil toplum örgütleri siyasi partiler şahıslar meslek örgütleri dahil olmak üzere kim bu sürece katkı vermek istiyorsa 'ben şöyle bir anayasa istiyorum içeriği şöyle olsunözellikleri şöyle olsun...' Ne düşünüyorsa bunu bu süre zarfında Meclis Başkanlığına iletmiş olacaklar.

Bununla ilgili olarak da hem teknik komisyon hem de her partiden birer kişi olmak üzere üç alt komisyon kurulmuş oluyor. Birinci komisyon siyasi partileri ve Anayasal kuruluşların görüşlerini düşüncelerini alacak. İkinci komisyon kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütleri dahil olmak üzere meslek örgütlerinin görüşlerini alacak. Üçüncü komisyon da sivil toplum kuruluşlarının fiili oluşumların -ki Türkiye'de fiili platformlar var Anayasa hazırlığı ile ilgili- bunların görüşleri de alınmış olacak.

Ancak burada hassaten üzerinde durduğumuz konu; bu süreyi iyi planlayabilmemiz bakımından 31 Aralık tarihine kadar siyasi partilerimiz özelikle Mecliste temsil edilmeyen siyasi partilerimiz meslek örgütlerimiz sivil toplum kuruluşları Anayasal kuruluşlar dahil olmak üzere herkesin öncelikle yazılı görüşünü istiyoruz. 31 Aralık'a kadar bu sürece katkı vermek isteyen herkesin yazılı görüşlerini istiyoruz.''

Yazılı görüşleri önce gelenlerden başlamak üzere kurulan komisyonların bunlarla ilgili yüz yüze görüşmeleri de yapacağını bildiren Çiçek şöyle devam etti:

''Hassaten görüş bildirecek olanların bu meseleyi öncelikli mesele kabul edip kendi kurullarında konuşarak tartışarak görüşlerini oluşturarak komisyona bildirmeleri lazım ki biz bu anayasa sürecini kamuoyunun beklentisine uygun bir zaman diliminde bitirelim ve kendi planlamalarımızı da buna uygun olarak yapalım.

Biz zaten Mecliste internet sayfası açmıştık. Şu ana kadar bin civarında görüş geldi. Biz bunları teknik heyetler yoluyla değerlendiriyoruz değerlendireceğiz. Siyasi partilerimiz hem kendi üyelerini hem bu teknik heyete verecekleri üyeleri 15 Kasım'a kadar Başkanlığa bildirmiş olacaklar. Böylece hem teknik heyet hem de her partiden birer sayın üyeden oluşan üç ayrı heyet bu süreçle ilgili kendi değerlendirmelerini çalışma takvimlerini ortaya koymuş olacak.''

Çiçek hazırlanacak taslağın ne zaman teklife dönüşebileceği sorusuna karşılık ''Aşama aşama götürüyoruz. Birinci aşama 31 Nisan 2012 tarihine kadar. Elbette makul süre biz önümüzdeki yılın sonuna anayasa konusunu noktalamak istiyoruz. Herkes de buna katkı vermiş olursa memnun olacağız'' dedi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek yeni anayasa çalışmaları kapsamında basın ve yayın organlarının genel yayın yönetmenleriyle 3 Kasım Perşembe günü İstanbul'da bir araya gelmeyi planladıklarını söyledi.

Çiçek TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu toplantısının ardından alınan kararlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Çiçek muhtemelen 3 Kasım Perşembe günü basın yayın organlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul'da bir toplantı yapmayı planladıklarını belirterek hem konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi vermek hem de katkılarını almak için bu toplantıyı yapacaklarını bildirdi.

Bazı komisyon üyelerinin anayasa hazırlama sürecine paralel olarak mevzuattaki bir kısım hükümlerden ve uygulamalardan rahatsızlıklarını dile getirmek suretiyle eşzamanlı bir çalışmanın yapılması görüşünü ifade ettiklerini anlatan Çiçek ''Bazı üyeler TCK CMK ve benzer yasalarda eşzamanlı düzenleme yapılması noktasındaki görüşlerin ifade etti. Temennilerini dile getirdiler. Bazı komisyon üyeleri de buna mukabil bu tip çalışmaların bu komisyonun görevi olmadığını; siyasi partilerin ve Meclis gruplarının bu konuda çalışmaları olabileceğini ifade ettiler. Bu da komisyonda gündeme geldi. Temennilerle ilgili düşüncelerini söylediler'' diye konuştu.

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Çiçek ''Mevzuatın da taranması konusu olmazsa olmaz olarak mı ifade edildi?'' sorusuna ''Hayır temenni olarak... Bizim komisyonumuzun görevi belli yeni anayasayı hazırlamak. Ama burada zaman zaman sayın üyeler görüşlerini düşüncelerini temennilerini dile getirebilirler nitekim dile getirdiler. Eşzamanlı bir çalışmanın yapılmasında fayda gördüklerini ifade ettiler ama bazı üyeler de 'bu bizim komisyonumuzun görevi değil bunu gruplar partiler başka türlü yol ve yöntemlerle mekanizmalarla böyle bir çalışmayı yapabilirler. Bizim komisyonumuzun görevi özeldir ve bu görevle sınırlıdır' dedi'' karşılığını verdi.

Bir gazetecinin ''Temenni mi?'' sorusuna Çiçek ''Türkçeyi çok net ifade ediyorum. Ayrıca benim cümlem üzerinden yorum yapmazsanız... Bu komisyonunun görevi yeni anayasayı hazırlamaktır. Bu çalışma yürütülürken bazı üyeler zaman zaman farklı görüşler de dile getirebilirler. Onu da bu çerçevede ifade etmeye çalışıyorum'' dedi.

-''Herkesten rica ediyoruz...''

Çiçek sayıları binlerle ifade edilen sivil toplum kuruluşlarının (STK) nasıl dinleneceği sorusuna karşılık şöyle konuştu:

''Onu komisyonlar kendi aralarında konuşurlar. Evvela 31 Aralık akşamına kadar yazılı görüşlerini bekliyoruz. Çünkü 30 yıldır tartışılan bir anayasa var. Herkes tartışıyor. Herkesten de rica ediyoruz ki neden şikayet ediyorlarsa nasıl bir anayasa istiyorlarsa görüşleri neyse bu işin külliyatı da oluşacağı için bunu yazılı olarak gönderebilirlerse bu bizim işimizi kolaylaştırır zamanı iyi değerlendiririz. Kuruluşları dinlemeye başladığımızda görüşünü bilerek dinlemek var bir de ilk defa orada görüşleriyle karşı karşıya gelmek var. Zamanı iyi kullanmamız lazım.''

Bir gazetecinin hazırlanacak taslağın ne zaman teklife dönüştürülebileceği sorusuna da Çiçek ''Bunları aşama aşama götürüyoruz. İlk aşama 30 Nisan 2012 tarihine kadar... Elbette makul süre... Biz önümüzdeki yılın sonunda Anayasa konusunu noktalamak istiyoruz. Herkes de buna katkı verirse bundan çok memnun olacağız. Planlama yazılı isteme de süreyi olabildiğince verimli kullanabilmek içindir'' cevabını verdi.

''Talepler toplulaştırılabilir''

Çiçek ''Siyasi partiler için bir kriter belirlendi mi?'' sorusuna ise ''Onu ilgili komisyon belirleyecek'' karşılığını verdi. Çiçek bireysel görüş belirtenlerin de dinlenip dinlenmeyeceği sorusunu şöyle cevapladı:

''Buna imkan olmayabilir. Diyelim ki binlerce insan katıldı. Bunlara zaman ayırabilme imkanı olmayabilir. Teknolojinin getirdiği bir çok imkan var. Bu talepler toplulaştırılabilir. Bir kısım meslek örgütleri ve STK'lar var ki bunlar Türkiye'nin 81 ilde teşkilatı var. Talepleri toplulaştırabilirler. Hasseten rica ediyorum; bu tür toplantıların panellerin sadece Ankara ve İstanbul'da değil tüm Türkiye sathında yayılmasında fayda görüyoruz. Özellikle meslek örgütlerinin teşkilatları da imkanları da müsait. Bulundukları illerde birçok kuruluşla işbirliği yaparak süreci birlikte değerlendirip birlikte talebe dönüştürebilirler. Bu kendilerinin bileceği iştir. Teknoloji bir çok konuda zamanı verimli kullanabilmek için bir çok fırsatı da çıkartıyor.''

 

AA

Yazının Devamı: http://www.kunfeyekun.org/forum/guncel/cemil-cicek-anayasa-takvimini-acikladi-28141/#ixzz1nLMndYMr

Pamukkale hakkında bilgiler

Pamukkale hakkında bilgi nasıl bir yerdir

Pamukkale güneybatı Türkiye'deki Denizli ilinde doğal bir mevkidir. Kent kaplıcaları ve akan sulardan kalan karbonat mineralleri teraslarını travertenleri kapsamaktadır. Türkiye'nin İç Ege bölgesinde ılıman bir iklimi olan Menderes Nehri vadisinde bulunur.

Eski Hierapolis kenti toplam 2700 metre uzunluğunda 600 metre genişliğinde ve 160 metre yüksekliğindeki beyaz "kalenin" üzerine inşa edilmişti. Pamukkale Denizli'nin 20 km uzaktaki merkezindeki vadinin karşı tarafındaki tepelerden görülebilir. 5-10 km yakınında Laodikya antik kenti bulunur. 5 km ilerisinde ise uluslararası bir termal merkez olan Karahayıt köyü vardır. Pamukkale UNESCO tarafından belirlenen Dünya Miras Listesi`nde yer almaktadır.

Turizm başlıca endüstridir. İnsanlar binlerce yıldır havuzlarında yıkanmıştır. Daha 20. yüzyılın ortalarında Heropolis kalıntıları üzerine önemli hasara neden olan oteller yapıldı. Vadiden terasların üstüne bir yaklaşım yolu yapıldı ve motosikletlerin yamaçlara çıkmalarına ve inmelerine izin verildi. Bölgenin bir dünya miras mevkisi olduğu bildirildiğinde oteller yıkıldı yol kaldırıldı ve yapay havuzlar ile yeri değiştirildi. Suyun içinde ayakkabı giymek katmanları korumak için yasaklandı.


kaynak:vikipedi

Yazının Devamı:

Pamukkale hakkında bilgiler

Isıtmada kullandığımız yakıtlar nasıl oluşur

Isıtmada kullandığımız yakıtlar nasıl oluşur
yakıtların oluşum biçimi nedir.
ısıtmada kullanılan yakıtlar

Katı Yakıtlar

Katı yakıt roket motorları için Sovyet Rusyası tarafından geliştirilen yakıt türüdür. Daha çok yüksek tonajlı mekiklerin uzaya fırlatılmasında tercih edilmiştir. Fakat bir kere çalıştırıldıktan sonra yakıt tükenmeden durdurmanın mümkün olmaması nedeniyle ömrünü kısa bir sürede tamamlayıp yerini sıvı yakıta devretmiştir.

Doğal katı yakıtlar:

Katı yakıtların en önemli olanları doğal katı yakıt olarak adlandırdığımız fosil kömürlerdir. Bu kömürler oluşum devirlerine göre; antrasit taşkömürü esmer kömür linyit kömürü turb sırasını takip eder. Bir de bunlardan farklı olan odun vardır. Sıvı ve gaz yakıtların giderek azalması sebebiyle biomass enerjisinin önemi giderek artmaktadır. Şeftali çekirdeğiPrina(Zeytinyağı posası) kayısı çekirdeği badem kabukları alternetif katı yakıt türklerindendir.

Havagazı kentlerde ısınma ve aydınlanma maksadıyla kullanılmak üzere kömürden imal edilen gaz.
Üretiminde kullanılan yönteme göre bileşimi değişkenlik gösterir ancak genellikle hidrojen karbon monoksit metan ve uçucu hidrokarbonlar gibi kalorili gazlardan ve az miktarda da karbon dioksit ve azot gibi kalorisiz gazlardan oluşur

Biyodizel organik yağların baz ve alkolle karıştırılarak dizel yakıta çevirilmesi sonucu elde edilen ürün.
Kolza (kanola) ayçiçek soya aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların veya hayvansal yağların bir katalizör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya etanol ) reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür. Evsel kızartma yağları ve hayvansal yağlar da biyodizel hammaddesi olarak kullanılabilir. Hatta donmuş yağ ve balık yağı gibi hayvansal yağlar da biyodizel yakıt yapımında kullanılabilir.
Biyodizel gliserinin yağ veya bitkisel yağdan ayrıldığı transesterleşme adı verilen bir kimyasal süreçle elde edilir. Bu işlem sonucunda geriye iki ürün kalır metil esterler (biyodizelin kimyasal adı) ve gliserin (genellikle sabun ve diğer ürünlerde kullanılmak üzere satılan değerli bir yan ürün).

Biyodizel petrol içermez; fakat saf olarak veya her oranda petrol kökenli dizelle karıştırılarak yakıt olarak kullanılabilir.

ısıtmada kullandığımız yakıtlar nasıl oluşur

Azrailin görevleri nelerdir?

Azrail meleğinin görevleri nelerdir? hakkında bilgiler

Dört büyük melekten birinin ismi olup insanların canını olmakla görevlidir. Bu melek Kur’an ve sahih hadislerde Azrâîl ismiyle değil melekü’l-mevt (ölüm meleği) şeklinde geçmektedir. “De ki: Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.” (Secde 32/11) Her insanın canını almakla görevli bir ölüm meleği vardır. Azrâîl bu meleklerin başıdır: “Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde kusur etmezler.” (En’am 6/61 A’raf 7/37)

alıntı

Yazının Devamı:

Azrailin görevleri nelerdir

Yerküre nedir yerküre hakkında bilgiler

Yerküre nedir yerküre hakkında bilgiler nelerdir?

Yerkürenin görevleri nelerdir?

6371 km yarıçapında olan yerküre, içice birtakım geosferlerden meydana gelmektedir. Fiziksel ve kimyasal özellikleri birbirinden farklı olan bu geosferlerin en içten en dışa doğru, çekirdek, manto ve yer kabuğu şeklinde sıralanmaktadır.

Yerkabuğu
Yerkürenin en dış kısmında taşküre veya litosfer olarak ta bilinen yerkabuğu bulunur. Karalarda daha kalın (35-40 km Tibet Platosunda ise 70 km) deniz ve okyanus tabanlarında ise daha ince (8-12 km) olan yer kabuğunun ortalama kalınlığı 33 km kadardır. Kimyasal bileşimi ve yoğunluğu birbirinden farklı iki kısımdan meydana gelir. Bunlardan biri granit bileşimindeki kayaçlardan oluşan granitik yerkabuğu; diğeri ise bazalt bileşimindeki kayaçlardan oluşan bazaltik yerkabuğudur.

Granitik yerkabuğunda silisyum ve alüminyum elementleri hakimdir. Bu nedenle daha hafiftir; yoğunluğu 2.7-2.8 gr/cm3 arasında bulunur. Yerkabuğunun üst kısmını teşkil eder. Bazaltik yerkabuğunda ise silisyum ve magnezyumlu unsurlar hakimdir. Dolayısıyla granitik kabuktan daha ağırdır; yoğunluğu 3-3.5 gr/cm3 arasında değişir. Granitik yerkabuğunun altında ve okyanus tabanlarında yer alır. Bu nedenle bazaltik yerkabuğuna okyanusal kabuk adı da verilir.

Bu iki kısım bütün kıtaların altında bulunmaktadır. Buna karşılık okyanusların altında durum farklıdır. Burada bazaltik kabuk birkaç km kalınlıkta ince bir tabaka halinde uzanır. Buna karşılık granitik kabuk ya hiç yoktur (Ör. Pasifik okyanusu) yada çok incedir (Atlas ve Hint Okyanusları).

Kabuk ile manto arasındaki sınıra Mohorovicic Süreksizliği (Moho) denilir. Bu kesimde yoğunluğa bağlı olarak sismik P dalgalarının hızı litosferde 7.2 km/sn iken, mantonun üst kısmında 8.1 km’ye çıkar.

Manto (Sima)
Litosfer ile çekirdek arasında yer alan sıcak ve plastik bir kattır. Kalınlığı 2 860 km ye yakındır. Ultrabazik veya ultramafik kayaçlardan oluşur. Ağırdır; yoğunluğu 3.5 – 6 gr/cm3 arasında bulunur. Üç kısma ayrılır:

Üst manto veya astenosfer,
Orta manto
Alt manto.

Litosferin altından 700 km derinliğe kadar uzanan kuşağa üst manto veya astenosfer denilir. Bu kuşağın yoğunluğu 3.3-4.3 gr/cm3 arasında değişmekte olup, bileşiminde ultrabazik ve ultramafik (olivinli ve piroksenli), yani fazla miktarda alkali madde ve mineral içeren magma veya ergimiş malzeme bulunur, üst mantonun alt kısmında P dalga hızı yoğunluk artışından dolayı 10.7-11 km/sn’yi bulur. Yerkabuğu parçaları veya plakalar, üst mantonun üzerinde yüzerler. Çünkü bu seviyelerde mantonun bir kısmı ergiyebilir. Bunun için de, belli bir sıcaklıkta mantonun bir miktar su içermesi yeterlidir. Bu durum gerçekleşince, kısmen eriyen astenosfer hemen hiçbir direnç göstermeden biçim değiştirir.

700-2900 km derinlikleri arasında uzanan kısmında ise alt manto başlar; bu kuşakta demir ve magnezyum silikatları egemen durumdadır. Bundan dolayı alt mantonun alt kısmında yoğunluk 5.5′e kadar çıkmakta ve P dalga hızı ise 13.6 km/sn’ye ulaşır.

Orta manto kısmı Üst ve Alt manto arasında bir geçiş zonu oluşturur. Manto yerkürenin toplam hacminin % 80 den fazlasını meydana getirir ve yerkabuğu hareketleri (deniz tabanı yayılması, kıtaların kayması, epirojenez, orojenez, derin depremler) ile volkanizma için gerekli enerjiyle iç kuvvetlerin kaynağım teşkil eder.

Çekirdek
Dünyamızın en iç kısmını oluşturur. En kalın geosferdir. Mantodan Wiechert – Gutenberg kesintisiyle ayrılır. 2890 kilometre derinlikten dünyanın merkezine (6370 km) kadar uzanır; yani 3 480 kilometre kalınlıktadır. Yoğunluğu dış sınırında 10, dünyanın merkezi kısmında ise 13 kadardır. Esas olarak demir ve nikelden yapılmış olduğu sanılmaktadır. Çekirdek, eski literatürde Nife terimiyle açıklanan kısma karşılık gelir. Deprem dalgalarının yayılışına dayanmak yoluyla yapılan araştırmalar, çekirdeğin iki kısımdan meydana geldiğini göstermektedir:

Çekirdek, dış çekirdek ve iç çekirdek olmak üzere iki kısma ayrılır. Dış çekirdek, 2890-5000 kilometre arasında yer alır (kalınlığı 2 110 km). Burada yoğunluk 5.5′den 10′a kadar çıkar ve P dalga hızı ise 13.6 km/sn’den 8.1 km/sn’ye düşer. Enine deprem dalgaları (S dalgaları) bu kısma sokulmadıklarından, dış çekirdeğin sıvı olduğu sonucuna varılmıştır. iç çekirdek ise 5000-6370 kilometreler arasında, yani dünyamızın tam merkezinde yer alır ve katıdır. Kalınlığı 1370 kilometredir. Dış ve iç çekirdek arasındaki yoğunluk 12.3, sıcaklık ise 4300°C’yi bulur. Dış ve iç çekirdek arasındaki en önemli fark, dış çekirdekte demir/nikel karışımı magma ergimiş hâlde, iç kısımda ise çok yüksek basınç etkisiyle kristal hâlinde olmasıdır, iç çekirdekte yoğunluk 13.6, sıcaklık ise 4500°C’yi aşar (6300°C).

Yukarıda da görüldüğü gibi, yerkürenin yoğunluğu yeryüzünden mantoya doğru artmaktadır. Granitik yerkabuğunda 2.7 – 2.8 gr/cm3 civarında olan yoğunluk merkezde 13 gr/cm3 ü bulmaktadır.

Yoğunluk artışı sürekli ve tedrici değildir; belirli derinliklerde ani yoğunluk artışları görülür. Bu derinliklerden biri Mohorovicic kesintisi veya kısaca Moho kesintisi olarak adlandıran ve yerkabuğu ile manto arasındaki sınıra tekabül eden derinliktir. Mantodan çekirdeğe geçişte de bu şekilde bir ani yoğunluk artışı görülür. Mantonun alt zonunda 6 gr/cm3 e yakın olan yoğunluk çekirdeğin üst sınırında birden 10 gr/cm3 e çıkar. Ani yoğunluk artışının görüldüğü bu sınıra da Wiechert-Gutenberg kesintisi denir.

Yerkürenin merkezine doğru gidildikçe, yoğunluk değerleri gibi, sıcaklık ve basınç değerleri de artar. Ancak sıcaklığın ve basıncın birim mesafedeki artış değerleri, yani gradyanları sabit değildir.

Yerküre nedir yerküre hakkında bilgiler

4 katının yarısı 12 olan sayı kaçtır ?

4 katının yarısı 12 olan sayı kaçtır ?

12*2=24
24/4=6

cevap:6'dır.

Yazının Devamı:

4 katının yarısı 12 olan sayı kaçtır

Resim kelimesinin eş anlamlısı nedir?

Resim kelimesinin eş anlamlısı nedir?

resim - fotoğraf
Yazının Devamı:

Resim kelimesinin eş anlamlısı nedir

Kulak ne işe yarar görevleri nedir?

Sesleri algılayan işitme duyu organıdır. ses, maddelerin titreşmesi sonucu oluşur. Hava moleküllerinin üzerinde çevreye yayılır. Kulak, ses titreşmelerinin yönünü, derecesini ve özelliğini algılayarak sinirlere aktarır. Kulak dıştan içe doğru 3 farklı kısımdan oluşur.

Kulak ne işe yarar görevleri nedir

Kuşburnunun faydaları nelerdir?

Kuşburnunun faydaları nelerdir?
hangi hastalıklara iyi gelir yararları hakkında bilgiler.

Vücut direncini arttırır.
Vücuda ve gözlere kuvvet verir.
Kan dolaşımını hızlandırır ve kanı temizler.
Bağırsakları yumuşatan ve sindirimi kolaylaştıran Kuşburnu iyi bir idrar söktürücü olarak kabızlıkta faydalıdır.
İshali keser.
Vücuttaki atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur.
Bağırsak kurtlarını düşürür.
Kansere karşı koruyucudur.
Romatizma şikâyetlerini ve ağrılarını hafifletir.
Kandaki insülin miktarını ayarlamaya yardımcı olduğundan Şeker hastalarına çok iyi gelir.
Selülit oluşumunu engeller.
Basur rahatsızlığı olanlara da yararlıdır.

Yazının Devamı:

Kuşburnunun faydaları nelerdir

Dulaptalotu Nedir? Faydaları Nedir?

Dulaptal otu Nedir.? hakkında bilgiler hangi hastalıklara iyi faydalı gelir.
Dulaptal Otu yararları Nedir

Dulaptalotu : Dulaptalotugillerin örnek bir bitkisi olan bir ağaçcıktır. Yüksek yerlerde yetişir. Çiçekleri güzel kokuludur. Meyveleri kırmızımtıraktır. Yaprakçıkları ise açık yeşildir. Kabukları kullanılır.Çeşitli flavonlar ve zehirli bileşikler içerir.

Dulaptal otu Faydası :
Zona tedavisinde faydalıdır.
Egzama gibi cilt hastalıkları ile arpacığa karşı etkilidir.
Tentür halinde romatizma olan bölgeye sürülürse romatizma ağrılarını hafifletir.

Dulaptalotu Nasıl Kullanılır?
Kabukları kullanılır. Bütün bitki oldukça zehirlidir. Bu nedenle dahilen kullanılmamalıdır.

Yazının Devamı:

Dulaptalotu Nedir Faydaları Nedir

Öksürük için Bitkisel Çözüm

Uzun süren öksürük sorunu çeşitli hastalıkların belirtisi olabilir.

Fakat herhangi bir hastalığa bağlı olmadan süren öksürükleri bitkisel yöntemlerle tedavi etmek kolaydır.

Ihlamur, nane, zencefil, meyankökü, okaliptüs, şahtere, hibiskus gibi bitkiler öksürüğe çok iyi gelmektedir. Zencefil, ıhlamur ve meyankökü karıştırılırsa etkisi daha güçlü olacaktır. Ayrıca kronik bronşit için yulaf samanı çayu ve üzerlik tohumu güçlü iyileştiricilerdir.

*1 kaşık şahtere otu
*1 kaşık hibiskus
*1 tutam ıhlamur
*bir tutam zencefil

Hazırlanışı

Tüm malzemeleri 1 bardak suda 4 dakika kadar kaynatın ve 3 dakika kadar demleyerek için. Bu karışımda şeker kullanmamalısınız.

Bu tarife ek olarak günde 2 veya 3 kez meyankökü içebilirsiniz. Ayrıca kekik, zencefil ve karabiber de alerjik olmayan durumlarda faydalı olacaktır.

Kuşburnu, ısırgan, şahtere, zencefil, hibiskus çayları öksürüğe çok iyi gelir.
Ebegümeci kaynatılır ve zeytinyağı, limon katarak bolca yenirse göğsü yumuşatarak öksürüğü azaltır ve bunun yanında balgamı da sökecektir. Destek olarak bal ve toz zencefil karıştırılıp yenilebilir, öksürüğe iyi gelir.

Kronik öksürük için bir diğer etkilş yöntem karaturpların içi oyularak bal ile doldurulur ve oyulan yerleri turp parçaları ile kapatılarak 24 saat bekletilir. 24 saatin ardından iyice sıvı hale gelen bal bir şişeye alınır ve günlük 3 kaşık tüketilir.

Öksürük için Bitkisel Çözüm

Yerli malı haftası nedir?

Yerli malı haftası nedir? ne anlama gelir. Ne zaman kutlanır ve kimler kutlar 2012-2013

Yerli Malı Haftası 12-18 Aralık tarihleri arasında Türkiye'de tüm okullarda kutlanan özel haftadır. Resmi ismiyle Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak kutlanmaktadır.

Hedefi tüketimin artmasıdır. Bu hafta süresince tutumlu olmanın yatırım yapmanın ve yerli malı kullanmanın önemi anlatılır. İnsanların parasını malını eşyalarını zamanını ve sağlığını gerektirdiği gibi korumak ve kullanmasına tutumlu olmak denir.Okullarda yapıllan etkinliklerle tüm gençleri yerli malına teşvik eder II. Dünya Savaşı sonrası oluşan ekonomik darboğazın ardından yabancı ülkelere para akışının önünün kesilmesi ve toplumsal tutum bilincinin oluşması amaçlanmıştır. Bu amaçla zamanın başbakanı İsmet İnönü 12 Aralık 1929'da yaptığı konuşmayla yerli malı kullanmanın ve tutumlu olmanın öneminden bahsetti. 1946 yılından itibaren Yerli Malı Haftası olarak kutlanmaktadır. 1983 yılında adı Tutum yatırım ve Türk malları haftası olarak değiştirilmiştir.

Yazının Devamı:

Yerli malı haftası nedir

2012 yazılışı roma rakamıyla

2012 yazılışı roma rakamıyla nasıl?

Cevap: 2012 - mmxıı

Yazının Devamı:

2012 yazılışı roma rakamıyla

Potasyum Hidroksit nasıl yazılır?

Potasyum Hidroksit nasıl yazılır

potasyum hidroksitin formülü nedir

Cevap: KOH

Yazının Devamı:

Potasyum Hidroksit nasıl yazılır

Şefkat Tepe - 56. Bölüm izle

Şefkat Tepe - 56. Bölüm izle samanyolu tv stv videoyu izlemek için izle butonuna basınız.

Şefkat Tepe nefeslerinizi tutarak izleyeceğiniz heyecan dolu 56. bölümüyle ekrana geliyor.

Kimliği kimse tarafından bilinmeyen bir çocuk Leyla'yı etkisi altına alır. İmam Yusuf'un ölümünden Serdar'ı sorumlu tutan Leyla ise Serdar Komutan'ı öldürmeye karar verir.

Şahin'i kurtarmak isteyen Celil başını çok daha büyük bir belaya sokar. Celil gizemli çaycı bir kızın yardımıyla kurtulsa da bu kıza güvenmez. Teröristten gerçekleri öğrenmek için gittiği hastanede ise Albay'a yakalanır.

Leyla'nın Astra Varta'laştırılmasının hızlandırılmasını isteyen Albay'ın planlarının asıl merkezinde Serdar vardır. Pek çok kez Serdar'ı kurtarmayı başaran Celil bu kez de başarabilecek mi?

Yazının Devamı:

Şefkat Tepe izle

Gereği Düşünüldü - 24 Şubat 2012 izle

Gereği Düşünüldü - 24 Şubat 2012 izle

Türkiye'de reality şov anlayışını bir adım ileri götürerek günlük hayatta yaşanmış ya da yaşanma ihtimali olan olayları gerçekçi bir bakış açısıyla ele alan Gereği Düşünüldü sizlerle... Duruşma hakimi Lütfi Ural ibretlik olayların perde arkasındaki gelişmeleri adım adım değerlendiriyor...

Yazının Devamı:

Gereği Düşünüldü izle

 

Maceracı - Erzincan (FRAGMAN)

Maceracı - Erzincan (FRAGMAN) izle samanyolu tv stv

Samanyolu TV’nin sevilen gezi-eğlence programı Maceracı bu hafta Erzincan’dan çok özel görüntülerle ekrana geliyor.

Murat Yeni’nin keyifli sunumuyla Maceracı 24 Şubat Cuma saat 23.00’de Samanyolu ekranlarında olacak.

Maceracı
Bu Hafta Erzincan’da

Anadolu’nun farklı güzelliklerini ekrana getiren Maceracı bu hafta Erzincan’dan çok özel görüntülerle ekrana geliyor. Maceracı Erzincan’ın yöresel tatlarını eğlenceli görüntülere sahne olan lezzet şölenini ekrana taşıyor.

Murat Yeni meşhur Erzincan yemeklerinin yapımını ve tüm inceliklerini sırasıyla izleyici ile paylaşıyor. Ziyaret ettiği Terzi Baba Türbesi’ni ekrana getiren Yeni kar üzerinde ki Rafting macerasını ekranlara yansıtıyor.

Lezzeti anlatmakla bitmeyecek Erzincan Döneri’nin sacla buluşması nehir kıyısında misafir olduğu balık ziyareti bölge halkıyla gerçekleştirilen neşeli sohbetler ve Erzincan yöresine ait daha birçok şey 24 Şubat Cuma saat 23.00’de Samanyolu TV’de.

Yazının Devamı:

Maceracı - Erzincan (FRAGMAN)

Bakanlıklarda savunma sekreterlikleri hangi makama bağlı olarak görev yaparlar?

Bakanlıklarda savunma sekreterlikleri hangi makama bağlı olarak görev yaparlar?

Cevap : müsteşarlık

Yazının Devamı:

Bakanlıklarda savunma sekreterlikleri hangi makama bağlı olarak görev yaparlar

Asya kıtasının en uzun nehri hangisidir?

Asya kıtasının en uzun nehri hangisidir?

Cevap : idil

Yazının Devamı:

Asya kıtasının en uzun nehri hangisidir

Askerin su kabına ne denir?

Askerin su kabına ne denir?
Cevap : Matara

Yazının Devamı:

Askerin su kabına ne denir

Altın boynuz limanı olarak bilinen yer neresidir?

Altın boynuz limanı olarak bilinen yer neresidir? hakkında bilgiler

Cevap: haliç limanı

Yazının Devamı:

Altın boynuz limanı olarak bilinen yer neresidir

Albert Einstein hangi bilim dalıyla uğraşmıştır

Albert Einstein hangi bilim dalıyla uğraşmıştır. hakkında bilgiler

Cevap : Fizik

Yazının Devamı:

Albert Einstein hangi bilim dalıyla uğraşmıştır

Adaletiyle ünlü halife kimdir?

Adaletiyle ünlü halife kimdir?

Cevap: Hz. Ömer

Adaletiyle ünlü halife kimdir

Rönesansın kelime anlamı nedir?

Rönesansın kelime anlamı nedir? hakkında bilgiler

Cevap : Yeniden doğuş

Yazının Devamı:

Rönesansın kelime anlamı nedir

Halk dilinde halanın eş anlamlısı

Halk dilinde halanın eş anlamlısı

Cevap : Eme Emeti Bibi Amete

Yazının Devamı:

Halk dilinde halanın eş anlamlısı

Çocuklara çay içirilirse görülme sıklığı artan hastalık

Çocuklara çay içirilirse görülme sıklığı artan hastalık

Cevap : ishal

Yazının Devamı:

Çocuklara çay içirilirse görülme sıklığı artan hastalık

Cumhurbaşkanı seçilme yaşı kaçtır?

Cumhurbaşkanı secilme yaşı kaçtır? hakkında bilgiler

Cevap : 40

Yazının Devamı:

Cumhurbaşkanı seçilme yaşı kaçtır

Avusturyanın resmi dili nedir?

Avusturyanın resmi dili nedir? hakkında bilgiler

Cevap : Almanca

Yazının Devamı:

Avusturyanın resmi dili nedir

A4 kağıdının standart boyutları nedir?

A4 kağıdının standart boyutları nedir? hakkında bilgiler

Cevap : 210 mm x 297 mm

Yazının Devamı:

A4 kağıdının standart boyutları nedir

23 Şubat 2012 Perşembe

Hristiyan dünyasını sarsacak incil - Ankara Adalet Sarayı

Ankara Adalet Sarayı'nda değeri 40 milyon lira olduğu iddia edilen 1500 yıldan fazla tarihe sahip İncil ortaya çıktı. Sekiz yıldır adli emanette tutulduğu belirlenen İncil mahkeme kararıyla polis eşliğinde ve makam otosuyla Etnografya Müzesi'ne teslim edildi. İlk incelemelerde Süryanilere ait olduğu belirlenen İncil'in Aramice diliyle Süryanice alfabeyle yazıldığı öğrenildi. Deri üzerine yazılmış deri kaplamalı İncil'in kültür varlığı olduğu ve müzelik değeri olduğu için koruma altına alındığı kaydedildi.

Yazının Devamı:

Hristiyan dünyasını sarsacak incil - Ankara Adalet Sarayı

Farklı Desenler - 65. Bölüm (FRAGMAN)

Farklı Desenler - 65. Bölüm (FRAGMAN) izle stv samanyolu tv

Farklı Desenler dizisi 65. bölümüyle 26 Şubat Pazar günü 19:30'da Samanyolu TV'de...


Yazının Devamı:

Farklı Desenler - 65. Bölüm (FRAGMAN)

Peygamberimiz'in insanlığa sunduğu kurtuluş reçetesi

Peygamberimiz'in insanlığa sunduğu kurtuluş reçetesi sünnet ve hadisleri.
insanlığı kurtuluş reçetesi nedir hakkında bilgiler

Efendiler efendisinin Veda Haccı'nda yüz binden fazla insana okuduğu Veda Hutbesi İslam dininin özü ve özeti niteliğinde. Efendimiz insanlığın kıyamete kadar karşılabileceği sıkıntıları da çözümlerini de o hutbede özetliyor.

Can mal ırz din emniyeti gibi en temel haklardan kadın haklarına kadar birçok konuya değinen ve sadece Müslümanlara değil bütün insanlara hitabeden Efendimiz'in tavsiyeleri tapteze ve dupduru duruyor.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) veda hutbesinde insanlığa ahiretin ve hesabın olduğunu da hatırlatıyor.

Veda hutbesi evrensel bir hukuk manzumesi ve bu hutbeyle Peygamberimiz İslam'ın evrensel değerlerini insanlığa armağan etti.

İstanbul merkez vaizi Mustafa Akgül Efendimizin bütün insanlığın hastalıklarına reçete yazdığını hatırlatıyor bu reçetenin hastaya faydalı olabilmesi için onun vücuda tatbik edilmesi gerektiğinin altını çiziyor...

Yazının Devamı:

Peygamberimiz'in insanlığa sunduğu kurtuluş reçetesi

Etnik ayrımcılıkların dinimizdeki yeri nedir?

Ülkemizde bitmek bilmeyen etnik ayrımcılıkların dinimizdeki yeri nedir?

Cevap:
Kişinin etnik kökeni ve dili kendi tercihi değil Allah’ın takdiridir. Kişinin kendine ait olan kendi yaptığıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“İnsanın kendi yaptığından başkası kendinin değildir.” (Necm 53/39)

“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.” (Hucurât 49/10)

“Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizle tanışasınız. Kolayca tanıyasınız. Şüphesiz Allah katında en değerliniz O’na karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Allah bilendir haberdardır.” (Hucurât 49/13)

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemden de şöyle bir hadis rivayet edilmiştir:

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.” (Müslim İman 22 (54/93); Ahmed b.Hanbel 2/391)

“…(Kavmiyetçilik) asabiyet duygusuyla öfkelenen asabiyet uğruna savaşırken yahut asabiyet davası güderken körü körüne açılmış bir bayrak/amaç altında ölen kimsenin ölümü cahiliye ölümüdür.” (Müslim İmâre 57; Nesâî Tahrîm 28; İbn Mâce Fiten 7).

Bütün bu ayet ve hadisler kavmiyetçiliğin dinimizde yeri olmadığını açıkça göstermektedir.

fetva.net

Yazının Devamı:

Etnik ayrımcılıkların dinimizdeki yeri nedir

Fetih 1453 dizi oluyor

Fetih 1453 sinemalarda fırtına gibi esmeye devam ediyor. İzlenme rekorları kıran filmin show tv de dizi olarak yayınlanması planlanıyor.

“Filmin yayın hakkı Show TV’de. Kanal, filmi ekim ayında dört bölüm olarak yayınlayacak. Sonra beşinci bölümden itibaren, dizi versiyonu başlayacak. Yani dizi, filmin devamı olacak.” denildi.

Fetih 1453 dizi oluyor

Alttan dersin katkı payı arttı

Alttan dersin katkı payı arttı ne kadar kaç para oldu?

Alttan dersi kalan öğrencilerin ödeyeceği katkı payı miktarı da arttı. Böylece aynı dersten üçüncü tekrarda ders başına alınacak katkı payı ve öğrenim ücreti oranına yüzde 50 dördüncü tekrarda yüzde 100 beşinci veya daha fazla tekrarda ise yüzde 300 zam geldi.

Bakanlar Kurulu Kararı'yla 2 Kasım 2011'de Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2011-2012 eğitim öğretim yılının ikinci yarısı başlamasıyla uygulanmaya konulan 6111 sayılı yasada yapılan değişikliklere uyum için üniversiteler eğitim öğretim yönetmeliğinde harç ücretlerinin hesaplanmasında yenilik getirildi. Her bir ders için kredi başına ödenecek katkı payı veya öğrenim ücreti tutarları her bir dersin kredisinin ilgili dönemde alınması gereken toplam ders kredisine oranlanması sonucu bulunacak. Buna göre öğrencilerin dönemlik harç paralarının yanı sıra üçüncü veya daha fazla tekrar ettikleri dersler varsa bu dersler için kredi başına ek katkı payı ödemeleri zorunluluğu getirildi.

Yazının Devamı:

Alttan dersin katkı payı arttı

22 Şubat 2012 Çarşamba

Oktay Usta'dan kuru meyveli sütlaç tarifi

Oktay Usta'dan kuru meyveli sütlaç tarifi ve yapılışı sizlerle...

KURU MEYVELİ SÜTLAÇ

6 su b. süt
15 su b. toz şeker
1 yumurta sarısı
1 pk. vanilya
3 çorba k. pirinç
1 çay b. kuru üzüm
1 çay b. kuru meyve
yarım çay b. yaban mersini
2 çorba k. mısır nişastası

SÜSLEMEK İÇİN:
hindistan cevizi
yeşil fıstık

Yazının Devamı:

kuru meyveli sütlaç tarifi

Kitap okumak üzerine kompozisyon

Kitap okumanın önemi konulu kompozisyon
Kitap okumakla ilgili kompozisyon örneği üzerine
kitapla ilgili kompozisyonlar

En iyi arkadaşım

En iyi arkadaş en iyi sırdaş boş zamanlarda tek yoldaş... Kitaplardan bahsediyorum evet. İnsanın kendini geliştirmesinin farklı şeyler öğrenmesinin tek yolu kitap okumaktır. Uzun süren yolculuklarda tatilde uyumadan hemen önce yalnız kalmak istendiğinde dünya sıkıntılarından uzaklaşmak istendiğinde ilk başvurulan hep kitap olmamışmıdır?

Üstelik herkesin zevkine göre merakına göre pek çok türüde vardır bu dostun. Felsefi romantik polisiye macera bilim kurgu bilimsel kültürel saymakla biter mi hiç? Ruh halimize göre seçebileceğimiz pek çok türü olan kitaplar insanın kelime hazinesini güçlendirir bilgisini artırır hafızayı bile kuvvetlendirdiği söylenir. Böyle zengin bir dosttan kim mahrum kalmak ister ki.

Kitap okumanın insana kazandırdıkları sadece bukadar değildir elbette. Güzel konuşmayı güzel cümleler kurmayı kitap okumakla sağlar insan. Ayrıca konuşmaları akıcı hale getirmeninde tek yoludur kitap okumak. Ne kadar çok okursan okadar çok öğrenirsin ve seni dinleyenleri o kadar çok etkilersin.

Kim istemez ki bütün bu meziyetlere sahip olan bir arkadaşı.

Yazının Devamı:

Kitap okumak üzerine kompozisyon

Zekat nasıl hesaplanır?

Soru: 3 adet evim var. Bunların zekâtını nasıl hesaplamalıyım?

Cevap:
Birden fazla konut ya kira gelirinden istifade edilmek ya da ticaret yapmak için elde bulunur. Buna göre;

1. Ticaret için elde bulunan evler boş da dursa sahibine mal oluş fiyatı hesaplanarak zekâtı verilmelidir.

2. Ticaret için alınmayan evler içinse zekât vermek gerekmez. Bunların yıllık geliri nasıl olsa diğer gelirlere katılır zekât o gelirlerin toplamı üzerinden hesap edilir.

Soru: Kirada olan evlerin zekâtı ev değerinden mi verilir yoksa yıl içinde getirmiş olduğu kira geliri üzerinden mi?

Cevap:
Kiraya verilmiş arazi ve taşınmazların mülk değeri üzerinden zekât vermek gerekmez. Bunların yıllık gelirinden nisap miktarını bulması ve diğer şartların da gerçekleşmesi halinde yıl sonunda yüzde iki buçuk (%25) oranında zekat verilir.

fetva.net

Yazının Devamı:

Zekat nasıl hesaplanır

Nebi ve resul kelimelerini ne demektir?

Resul, geleneksel şekilde tarif edildiği gibi “kendisine kitap verilen Peygamber” ise Hac suresi 75. ayete göre meleklerden de mi Peygamberler gelmiş? Yok, öyle değil de sadece “elçi” anlamında ise İbrahim suresi 4 ve Nahl suresi 36. ayetlerde geçen Resuller her kavimde var o zaman. Bu, nebi ve resul kelimelerini, aradaki farklarını açıklar mısınız?
Cevap:
Kur’ân’da resul kelimesi, melekler için de kullanılmaktadır. Hac suresinin 75. ayetinde meleklerden bahsedilmektedir. Mesela Cebrail bir melektir ve Kur’ân’ın pek çok ayetinde “resul” yani ‘nebilere vahiy getiren elçi’ anlamında kullanılır. Resul, kelimesi insanlar için kullanıldığında:

1. Bir insanın bir insana gönderdiği elçi (risaletle ilgili değil) (Yusuf 12/50; Neml 27/35.)

2. Bir nebinin risaletini/Kitabını tebliğ eden; ama nebi olmayan kişi (Yâsîn 36/13-17; Şu’arâ 26/105.)

3. Nebi/peygamber olan kişi (Nisâ 4/163-165) anlamlarına gelir.

İbrahim suresinde geçen resul, ‘bir Nebi’ye indirilmiş Kitabı başkalarına duyuran; ama nebi olmayan insanlar’ anlamında kullanılmaktadır. Mesela biz Türklere bir nebi gelmemiştir; ama resuller vasıtasıyla Kur’an’dan haberdar olduk. Resul kelimesinin bu anlamdaki kullanımı, resul gönderilmediği sürece sorumluluk bulunmadığına (İsrâ 17/15), her kavme kendi diliyle resul gönderilmiş olmasına (Nahl 16/36; İbrahim 14/4) ve Muhammed (s.a.v.) ile nübüvvetin sona ermesine rağmen ilgili ayette (Ahzâb 33/40) resullüğe dair böyle bir kaydın olmamasıyla da örtüşmektedir.

Kur’an’da “nebi resûl (رَسُولاً نَّبِيّاً)” ifadesi geçmesine rağmen (Meryem 19/51; A’râf 7/157) “resul nebi (نبيا رسولا)” ifadesinin geçmiyor olması da bunu desteklemektedir. O halde şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Her nebi resuldür; ancak her resul nebi değildir.

Nebi ve resul kelimelerini ne demektir

Bekâr bir erkekle bekâr bir kızın aynı evde kalmaları günah mıdır?

Bekâr bir erkekle bekâr bir kızın evli olmadıkları halde aynı evde baş başa kalmaları günah mıdır? Ayrıca bu kişiler için bir başkasının bilerek ev teslim etmesinin hükmü nedir?

Cevap:
Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Sizleri (beraberinde mahremi bulunmayan) kadınların yanlarına girmekten men ederim.” Bunun üzerine Ensâr’dan bir adam “Ya Resulallah! (Kocanın babaları ve oğullarından başka diğer) erkek akrabalarına ne dersin?” diye sordu. Resûlullah da “Onlarla halvet (baş başa kalmak) ölümdür.” buyurdu.” (Buhari, Nikâh, 112; Müslim, Selam, 8 (2171).

Allah Teâlâ kadınlarla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:

“Mümin kadınlara söyle: Gözlerini haram*dan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar, kendiliğinden görünen kı*sım dışında süslerini göstermesinler; başörtülerini yakalarının üzerini de kapayacak şekilde salsınlar. Babaları, kayınpederleri, oğulları, kocalarının oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), cariyeler, erkekliği kalmamış tabiler (yani yardıma muhtaç hale gelmiş ve erkekliği kalmamış yoksul ve düşkünler) ya da kadınların mah*rem yerlerini henüz anlayacak çağa gelmemiş çocuklardan başka*sına süslerini göstermesinler. Gizli güzelliklerinin belli olması için ayaklarını vurmasınlar…” (Nur, 24/31)

Buna göre bir kadın ancak yukarıda belirtilen erkeklerin yanında oturabilir ve başını açabilir. Bu sayılanların dışında kalan akrabalar da olsa yabancı sayılırlar ve bir kadın o erkeklerin yanında mahrem yerlerini açamaz ve onlarla asla kapalı bir yerde baş başa kalamaz. Ama onlarla umuma açık yerlerde konuşması, selamlaşması yasak değildir. Bunlara karşı tesettürlü kıyafetlerle çıkabilir.

Müslümanların haramlardan kaçınmaları gerektiği gibi haramlara götüren yollardan da kaçınmaları gerekir. Allah Teâlâ özellikle büyük günahları haram kılarken “onlara yaklaşmayın”, “onlardan uzak durun” buyurmuştur.

Zina ile ilgili Allah şöyle buyurmuştur:

“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, çok çirkin bir iş ve kötü bir yoldur.” (İsrâ, 17/32)

Yaklaşmamak da ancak araya mesafe koymakla olur ki bunlar da yani mefsedete götüren vasıtalar da dinen yasaklanmıştır.

Üçüncü bir kişinin bilerek evini bu gibi kişilere teslim etmesi de onların günahına ortam sağlamak sayılacağından günahtır, günaha destek vermektir. Bununla ilgili olarak da Allah Teala şöyle buyurmuştur:

“İyi bir işe arka çıkan ondan bir pay alır; kötü bir işe arka çıkan da onun sıkıntısına katılır. Allah, her şeyin karşılığını verir.” (Nisâ, 4/85)

“İyilikte ve fenalıktan sakınmakta yardımlaşın, günah işlemek ve aşırı gitmekte yardımlaşmayın.” (Mâide, 5/2)

Bekâr bir erkekle bekâr bir kızın aynı evde kalmaları günah mıdır

Mübalağa nedir ?

Mübalağa nedir ne demek anlamı hakkında kısa bilgiler
mübalağa hakkında ansiklopedik bilgi

Mübalağa (Abartma): Bir özelliğin ya da durumun olduğundan daha çok gösterilmesidir.

Abartmanın oluşması için söz konusu özelliğin mantığın sınırlarını zorlayacak biçimde büyütülmesi gerekir. Böylece mecaz da oluşur.

Örnekler:

"Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer"
Bu dizelerde "atalarının gökten inerek şehit olan askerlerin alnını öpmesi " istenmektedir. Şair bunun gerçekleşmesinin olanaksız ol duğunu bildiği halde sözün etkisini artırmak için abartmaya gitmiştir.
"Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla
Yerden yedi kat Arş'a kanatlandık o hızla "
Akıncıların atları öyle hızlı koşmaktadır ki hızlarını alamazlar ve binicileriyle yerden yedi kat Arş'a yükselirler.Burada olmayacak bir durumun anlatımı vardır.

Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.

1- "Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle"
2- "Ölüm indirmede gökler ölü püskürmede yer
O ne müthiş tipidir savrulur enkâz-ı beşer"
3- "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ"
4- "Âlem sele gitti gözüm yaşımdan."
5- "Akdeniz'in dalgası gönlüm kadar taşmadı."
6- "Her damlada bir umman var / Yüzdüm yüzdüm tükenmiyor. "
7- "Sürsün baş başa bu yolculuk / Sayıları delirtecek mesafelere."
8- "Farz et denize çıktım / Su biterderdim bitmez."
9- "Yahu o haritadaki denizi görse boğulur."
10- "Gökte yanan güneşi; koparıp tan yerinden
Elimizde meşale gibi taşımaktayız."
11- "Aşkınla tutuştum yandım / Gör beni neyledi sevdan."
12- "Bir âh çeksem dağı taşı eritir."
13- "Derdimi döksem ben Karadeniz'e
Kırım sahillerini sel tufan alır."
14- "Ölçüyü yitirdik tümden / Yüzükler kemer oldu ha ! "
15- "Aşk çekici değdi örse / Durmam gayrı dünya dursa. "
16- "Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı. "
17- "Sizi yıkarım dağlar / Yâre zarar gelirse."
18- "Bu dertten demir çürür / Bilmem nasıl dayandım."
19- "Deniz mürekkep olsa / Yazılmaz benim derdim."
20- "Zâlım yârin elinden / Gözyaşım sele döndü. "

Yazının Devamı:

Mübalağa nedir

Başörtüsü Allah’ın emri değildir diyenlerin hükmü nedir ?

Başörtüsü Allah’ın emri değildir diyenlerin hükmü nedir ?

Bir kısım tefsir kitaplarında Nur Suresinin 31. ayeti tefsir edilirken başörtüsünün İslam Dininin bir emri olmadığı ifade ediliyor. Bu tefsiri yapan müfessirler İslam Dininden çıkmış oluyorlar mı?

Cevap video olarak eklenmiştir. Videoyu izlemek için tıklayınız.

Yazının Devamı:

Başörtüsü Allah’ın emri değildir diyenlerin hükmü nedir

Ahirete ruhlar mı haşr olacak ?

Ahirete ruhlar mı haşr olacak hakkında bilgiler nelerdir ?

Cevap: Ahirete ruhlar ve beden haşr olacak

Yazının Devamı:

Ahirete ruhlar mı haşr olacak

Kur'an-ı Kerim'de Kardeşlik Hak ve Hukuku

Aynı anne ve babadan doğan veya ortak değerlere sahip olan kimseler. Arapça'da ahi kelimesiyle karşılanmaktadır. Kardeşler, arkadaşlar anlamına gelen ihve ve ihvân kelimeleri ise ahi kelimesinin çoğuludurlar.

Kardeş denildiğinde akla genellikle aynı anneden ve babadan dünyaya gelen kişiler gelmektedir. Bu soy-sop kardeşliğinin dışında bir de aynı dine veya dünya görüşüne mensup olmayı ifade eden akide kardeşliği sözkonusudur.

İslâm dininde kardeşlik, bütünüyle akide temeline dayanmaktadır. Allah (c.c), Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır "Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup sakının umulur ki esirgenirsiniz" (el-Hucurat 49/10). Âyeti kerimeden de açıkça anlaşılacağı üzere, ancak iman bağıyla biraraya gelenler kardeş olarak kabul edilmektedirler. Buna göre yeryüzünün neresinde yaşıyor olurlarsa olsunlar, hangi dili konuşuyor olurlarsa olsunlar, hangi kavme mensup olurlarsa olsunlar veya hangi renge sahip olurlarsa olsunlar bütün mü'minler kelimenin tam anlamıyla birbirlerinin kardeşleridirler yani birbirlerinin sadik dostlarıdırlar. Bu kardeşler kendi aralarında apayrı bir topluluk oluştururlar. Kendi akidelerine saldıran veya imana karşı küfrü tercih eden kimselere-kendilerine ne kadar yakın olurlarsa olsunlar- asla sevgi beslemezler; bu anlamda sadece akide kardeşliğini esas tutarlar; Rabblerinin şu mealdeki uyarılarını asla unutmazlar: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir lopluluk bulamazsın ki onlar Allah'a ve Rasûlüne karşı başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar bunlar ister, babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri olsun. Onlar, öyle kimselerdir ki, (Allah) onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir" (el-Mücadele, 58/22); "Ey iman edenler, eğer imana karşı küfrü sevip tercih ediyorlarsa, babalarınıza ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte zulme sapanlar bunlardır" (et-Tevbe, 9/23)..

Kur'an-ı Kerim'de Kardeşlik Hak ve Hukuku

Kitap İle İlgili Kompozisyon Örnekleri

Kitap İle İlgili Kompozisyon Örnekleri
Kitapla Alakalı konulu ana temalı Kompozisyon Örnekleri

KİTAP
Kitap en iyi dosttur.Sıkıldığımızda yanımızdaki tek dostumuz
kitaptır.
Kitap okurken kendimizi başka bir dünyada buluruz veya mace-
ralarla dolu bir yolculukta.Ben kendimi her ikisinde debuluyorum. de buluyorum
İnsanın bir kitabı okuması için o kitabı sevmesi gerekir.Sevmeli
ki sonunu yani finali merak etsin.Çünkü kitabı okumak için merak
edip sevmesi gerekir.
Kitap kelime dağarcığımızı geliştirir.Yeni kelimeleri ve anlamları-
nı anlamları ve kullanıldıkları yerleri öğreniriz.
Ayrıca kitap kültür zenginliğidir.Mesela ben tarih kitaplarını çok
okuyorum ve zevk alıyorum.Çünkü geçmişimi merak ediyorum.
Geçmişte ne olduğunu yaşadığım yerin nasıl alındığını alındığını bu
yüzden tarih derslerinde zorlanmıyorum.
Kitap okuyan insanla okumayan bir olamaz.Kitap okuyan kişinin
yürümesi , davrnışları , tavrı,konuşması her haliyle kültürünü gösterir.
Kitap pek çok şeyi öğretir bize.Ben kitpsız bir yaşam düşünemi-
yorum.
Kitap okumak ile ilgili bir tartışma vardı. ''çok gezen mi yoksa
çok okuyanmı çok bilir ?''Bencede her ikiside...
Ben bildiklerimin E 'ini okuyarak % 'ini izleyerek  'ini
dinleyerek 'ini gezerek öğrendim. Görüldüğü gibi en çok oran
okumağa yani kitaba ait.
Bence bilgilerimizin izleyerek bölümü okumak vardır.Çünkü
insanlar özellikle öğrenciler , televizyon izlemeyi kitap okumaya
tercih ediyorlar. Belki o insanlar da televizyon izlerken bir şeyler öğ-
reniyordur.Tıpkı haylaz bir öğrencinin sınav kopya hazırlarken bi şey-
ler öğrenmesi gibi...

----------------------------------------

KİTAP VE BEN

Kitap okumak bence hayattaki en güzel şeylerden biridirKitap insana bir çok
şeyi ğretirBilgilendirir ve kültürlendirirKitapların benim hayatımda büyük bir yeri var-
dırSürekli okumak hatta başından hiç ayrılmak istemiyorumKitaplar bende öyle bir
alışkanlık yaptı ki okumadan duramıyorum
Kitaplar insana unutulmaz şeyler yaşatırKitaplar insanın yalnızlığını giderirBi-
zimle arakadaş olurlarKitaplar bizim hayatımızda yardımcımızdırKitaplar insanı hayata hazırlarKitap bize sevinç ve mutluluk hissi verirVe bence bu hisleri yaşamak çok güzel bir duygudur ha-
yata hazırlarKitap bize sevinç ve mutluluk hissi verirVe bence bu hissi yaşamak çok
güzel bir duygudur
Ben en çok macera kitaplarını ve şiir kitaplarını seviyorumAyrıca masalları ve
öğüt veren kitapları da severimRoman,masal,hikaye gibi kitaplar bizim kişiliğimizin
aynasıdır
Ben kitapları çok seviyorumVe bu yüzden hep bir kütüphanem olsun istemişim-
dirKitapların hepsi benim olsa ne güzel olurduHepsini okurdum Hiçbirini incitmez
Sayfalarını yırtmazdımOnları okurdumBenim kitaplara duyduğum sevgi gerçek bir
sevgiBen kitapları asla bırakmam,bırakamam
Bence herkez kitap okumalıOkuma yazma bilen bir kişi için bu hiçte zor bişey
değilBence kitap okumak, internette vakit geçirmekten, televizyon izlemekten,ve bir-
çokşeyden daha güzel
Kitaplar gerçek dostudurSeni asla sırtından vurmazYalan söylemez ve seni
üzmez
Arkadaşlar size tavsiyem sizde kitap okuyunVe onlarla arkadaş olunSiz onları
bırakmazsanız onlarda sizi bırakmaz!

Kitap ile ilgili Kompozisyon Örnekleri

İstanbul'da elektrik kesintisi

İstanbul'da elektrik 3 Saat Kesilicek
İstanbul'da elektrik kesintisi 25 Şubat 2012 ne zaman

Maltepe'de bazı semtlere 25 Şubat Cumartesi günü 3 saat süreyle elektrik verilemeyecek.
İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş'den (AYEDAŞ) yapılan açıklamaya göre trafo merkezlerinde yapılacak bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle 13.00-16.00 saatleri arasında elektrik alamayacak yerler şöyle:

Maltepe Zümrütevler Mahallesi Kiptaş 2. Etap B1 B2 B3 C2 C4 D1 D2 D3D4 D5 C1 C3 blokları Türk Telekom Dslam Santrali ekmek satış büfesi Kiptaş Hilal Blokları A1 A2 A 3A4 A5 A6 A 7 A8 A9 A10 blokları Maltepe Esenkent Mahallesi Türk Telekom 50.Yıl Besim Kadırga İ.Ö.O Zırhlı Tugay Komutanlığı.”

Bu arada aynı gün 09.00-12.00 saatleri arasında Maltepe Zümrütevler Mahallesi Nish Adalar şantiyesi ile Yılmaz İnşaat şantiyesinde de kesinti uygulanacak.

Yazının Devamı:

İstanbul'da elektrik kesintisi

21 Şubat 2012 Salı

Rüyada Esmaül hüsna okumak tabiri ve yorumu

Rüyada Esmaül hüsna okumak tabiri ve yorumu

Esma-ül hüsna Allahü tealanın güzel isimleri demektir islami tabir.

Rüyada Esma-ül hüsna Allah’ın isimlerinden birini görmek işitmek oldukça hayırlı bir rüyadır ve çok dikkatli yorumlanmalıdır. Size çok önemli bir mesaj vermektedir.

Bu güzel isimlerin rüya tabiri için her bir ismin kendi açıklaması okunmalıdır.

Yazının Devamı:

Rüyada Esmaül hüsna okumak tabiri ve yorumu

Dünyada gece aydınlatılan ilk cadde nerededir

Dünyada gece aydınlatılan ilk cadde nerededir. Kim 1 milyon ister yarışması

Cevap: Antakya

Yazının Devamı:

Dünyada gece aydınlatılan ilk cadde

Dünyada gece aydınlatılan ilk cadde

Dünyada gece aydınlatılan ilk cadde nerededir hangi ülkededir.

cevap:

Antakya

İşkur'dan Garantili iş !

İşkur'dan İş Garantili Kurs
İşkur'dan 10 Bin Kişiye Garantili İş Kursu! ‎

Devlet, İşkur kanalı ile 42 ayrı meslek dalında 90 kurs düzenleyerek, bu yıl 10 bin kişiyi iş sahibi yapacağını belirtti.

Tüm dünya işsizlik sorunu ile uğraşırken, Türkiye'de, bu alanda önemli çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda, İşkur bünyesinde doğrudan ihtiyaca yönelik kurslar açılacak ve yapılacak eğitimler uzman kişiler tarafından verilecek. İhtiyaca yönelik açılan kurslarda pratik eğitimler fabrika, atölye, hastane, okul, çağrı merkezleri ve lokanta gibi doğrudan eğitimi alınan işkolunun tesislerinde yapılacak. Çeşitlilik artacak Yıl içinde açılan kurslarda iş dünyasının istihdam ihtiyacı esas olacak.

Yazının devamı:

İşkur'dan Garantili iş

Okullarda kravat zorunluluğu kalkıyor

Türkiye’de okulların geneline yayılması amaçlanan yeni bir uygulamaya göre, öğrencilerin kravat takma zorunluluğu olmayacak. Çalışma, öğretmenlerin görüşü doğrultusunda şekillendirildi. Öğretmenler, kravatın artık bir formaliteye döndüğü, kravatların gevşek bırakılarak daha saygısız bir görüntü oluştuğunu belirttiler.
Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki eğitim döneminden itibaren okullarda öğrencilerin mecburi olarak kravat takılmasını öngören şartı kaldırmak için çalışma başlattı.

Yazının devamı:

Okullarda kravat zorunluluğu

Zorunlu Eğitim 12 Yıla Çıkarılıyor

Zorunlu Eğitim 12 Yıla Çıkacakmı
Zorunlu Eğitime 12 Yıl Teklifi

AK Parti’nin, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını öngören, mesleki eğitim tercihini ilköğretim 4’üncü sınıfa çektiği için “İmam Hatip Liseleri’nin önü açılıyor” tepkilerine neden olan yasa teklifi dün TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği’nin Başbakan Tayyip Erdoğan’ı ziyaretinde gündeme gelen “İlköğretim 4’ten sonra herkese açıköğretim imkanı sunulsun” önerisi gibi çok tartışılacak düzenlemeler yer alıyor teklifte. Ak Parti’nin 5 grup başkanvekilinin imzasını taşıyan teklif üzerindeki çalışmalar son 2 ayda hız kazanmıştı. Grup başkanvekilleri ve Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları zorunlu eğitimle ilgili teklife son şeklini vermek için 8 ayrı toplantı gerçekleştirdi. Teklifin, 23 Şubat Perşembe günü TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşülmesi, gelecek hafta TBMM Genel Kurulu’nda ele alınarak yasalaşması planlanıyor.

Daha detaylı bilgiler için tıklayınız:

Zorunlu Eğitim 12 Yıla Çıkarılıyor

Veda hutbesinin içeriği nedir?

<p>Veda hutbesinin içeriği nedir?<br />veda hutbesi nedir hakkında bilgiler<br />veda hutbesinin tamamı</p>

Veda Hutbesi:

Ey insanlar!
Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.

İnsanlar!
Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise bu sehriniz (Mekke) nasil
mübarek bir sehir ise canlariniz malariniz namuslariniz da öyle mukaddestir her türlü tecâvüzden
korunmustur.

Ashabim!
Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski
sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi burada bulunanlar
bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis
olur.

Ashabim!
Kimin yaninda bir emanet varsa onu hemen sahibine versin. Biliniz ki faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah
böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin
anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz ne de zulme ugrayiniz.

Ashabim!
Dikkat ediniz Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen
kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin
Rabia'nin kan davasidir.

Yazının Devamı:

Veda hutbesinin içeriği nedir

Kuran Namaz ve Tecvit Öğretmeni Eğitim Seti Türkçe

Kuran Namaz ve Tecvit Öğretmeni Eğitim Seti Türkçe

6 VCD Kur’an Öğretmeni | 2 VCD Tecvid Öğretmeni | 2 VCD Namaz Öğretmeni Pratik ve kolay anlaşılır bilgilerle Kur’an Tecvid Namaz hakkında öğrenmeniz gereken her şey…

6 VCD Kur’an Öğretmeni
CD1
Harflerin sıralı ve karışık şekli
Harekeler
Harflerin diğer şekilleri

CD2
Harflerin çıkış yerleri
Cezim
Şedde
Tenvin

CD3
Uzatma Harfleri işaretleriHareketle
Uzatılan yerler
Üstünü uzatan Vav ve Ye

CD4
Lafzatullahın Zamirin Eliflamın Hemzenin Okunuşu

CD5
Huruf-u Mukatta’a
Vakıfdurmak
Vakıf işaretleri
Tilavet secdesi

CD6
Fatiha suresi
Elif Lam mim
Namaz duaları sureleri

2 VCD Tecvid Öğretmeni
CD1
Giriş konuları
Med Konuları
İdgam Konuları

CD2
Ra harfinin ve sakin mim’in okunuşu
İklab ve kal kale
İzhar ve ihfa
Kur’an da bulunan işaretler

2 VCD Namaz Öğretmeni
CD1
Abdest Gusül teyemmüm
Namazın şartları
Sabah Öğle İkindi Akşam Yatsı namazlarının kılınışı.

CD2
Cuma Bayram Teravih ve Cenaze namazlarının kılınışı
Namazın sünnetleri ve mekruhları namazı bozan haller ve Sehiv Secdesi
Namazla ilgili ayet ve hadisler

Duâ rahmetinAbdest NamazinNamaz Cennetin anahtaridir.
(Kabirdeki ilk Sorgu Namaz Olacaktir !!!)

Kuran.ve.Namaz.Ogretmeni.10&he llip;rar (50000 MB) - uploaded.to
Kuran.ve.Namaz.Ogretmeni.10&he llip;rar (32839 MB) - uploaded.to

Sıra ile her iki dosyayı da indirin.

Video olarak izlemek için Tıklayınız:

Yazının Devamı:

Kuran Namaz ve Tecvit Öğretmeni Eğitim Seti Türkçe

Allah kullarının günah işlemesini hiç ister mi?

Allah kullarının günah işlemesini hiç istermi yoksa bu gelen bütün düşünceler şeytandan mı?

Soru:
Allah kullarının günah işlemesini irade eder mi etmez mi?


Cevap:
“İrade” mücmel bir kavramdır ve iki anlamı vardır:
1) - Bununla yüce Allah’ın yarattığı şeye yönelik dilemesi kast edilir.
2) - Allah’ın emrettiği şeye yönelik sevgisi ve rızası kast edilir.
Eğer soruyu soranın maksadı Allah günahları sever onlardan razı olur ve onları emreder ise Allah bu anlamıyla günahı irade etmez. Çünkü Allah fesadı sevmez kullarının küfür işlemelerine razı olmaz ve çirkin hayasızlığı (fahşa) emretmez. Bilakis kullarına yasakladığı şeylerle ilgili olarak şöyle der:
“Bütün bu sayılanların kötü olanları Rabbinin nezdinde sevimsizdir.” (İsra 38)

Yazının Devamı:

Allah kullarının günah işlemesini hiç ister mi

İnsanlar neden sıhhat ve boş vakit konusunda aldanıyorlar?

İnsanlar neden sıhhat ve boş vakit konusunda aldanıyorlar?

Sevgili Peygamberimiz “İki nimet vardır ki insanların çoğu (o nimetlerin kıymetini bilmekte) aldanıyorlar Bunlar; sağlık ve boş vakittir”
İnsanlar neden sıhhat ve boş vakit konusunda aldanıyorlar?
çünki hiç hastalanmayacakmışız gibihiç yaşlanmayacakmışız gibi geliyortabi sağlığın kıymetini kaybedincezamanın kıymetinide geçirince anlıyor insan ama iş işten geçmiş oluyorne demişler olmuşla ölmüşe çare yokartık ne geçen zaman nede yitirilen sağlık geri dönmeyecektir

Yazının Devamı:

İnsanlar neden sıhhat ve boş vakit konusunda aldanıyorlar

Nafile namazlar eksik farz namazlar yerine geçer mi ?

Nafile namazlar eksik farz namazlar yerine geçer mi sorusunu ilahiyatçı Prof. Dr. Hamdi Döndüren cevaplandırıyor...

Yazının Devamı:

Nafile namazlar eksik farz namazlar yerine geçer mi

Namazın mekruhları nelerdir ?

Namazın mekruhları nelerdir hakkında bilgiler sorusunu ilahiyatçı Prof. Dr. Hamdi Döndüren cevaplandırıyor..

Yazının Devamı:

Namazın mekruhları nelerdir

Peygamberimiz'in Hayat-ı Seniyyeleri

Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin dünden bu güne sıladan gurbete yolumuzu aydınlatan gönül dünyamızda açılan yaralara merhem olan inanç dünyamıza dair akıllardaki soru işaretlerini gideren yazılı eserleri Yusuf Ziya Özkan’ın sesinden Pırlanta Okumalarında. Yusuf Ziya Özkan’ın sesinden Pırlanta Okumaları Gönül Dünyamızın Sesi Radyo Mehtapta.

Yazının Devamı:

Peygamberimiz'in Hayat-ı Seniyyeleri

20 Şubat 2012 Pazartesi

Hz Ademin Yaratılışı

Daha detaylı anlatyor ben okuduğum kısımlardan bir kısmın paylaşıyorum.Hazreti Ademden önce yeryüzünün gökyüzünün yaratılamasınıda detaylı şekilde anlatıyor.

Bundan sonra Hak Taâlâ âlemin efendisi insanların babası olan Hazreti Adem aleyhisselamı yaratmak murat eyledikte; Azrail aleyhisselamı gönderip yeryüzündeki yedi iklimden toprak aldırmıştır. Cebrail aleyhisselamı gönderip o kuru toprağı kırk gün yoğurmuştur. Bundan sonra Hak Taâlâ o çamuru en güzel biçim üzere Numan vâdisinin içinde şekillendirmiştir. Kendi ruhundan onun başına üfleyip yeryüzünde onu meleklerin secde yönü ve insanlara peygamber etmiştir. Bütün melekler ona secde eyledikte; İblis buna "hayır" deyip secde etmediği için lânetlenmişlerden ve kovulmuşlardan olmuştur. Kıyamete kadar da mühlet almıştır. Sayısız zürriyetiyle Adem'in zürriyetine tasalluta fırsat bulmuştur. İnsanoğlunun bedeninin her yerinden girip damarlar içinde kan gibi akıp yoldan çıkarmaya çalışır. Lâkin hiç kimseyi cebren âsi ve kâfir edemez. Ancak ibadetleri acı ve zor günahları lezzetli ve kolay göstermekle vesvese eder. Hak Taâlâ cümlemizi onun şerrinden korusun. Amin!


Yazının Devamı:

Hz Ademin Yaratılışı

Namazın farzı, vacibi ve sünnetinin terki durumunda ne yapılmalıdır?

Namazdaki ihsan şuuru. Namazın farzı, vacibi ve sünnetinin terki durumunda ne yapılmalıdır? Kulun, Rabbine en yakın hali; secde... Efendimiz'in (s.a.s) namazın süresi hususundaki görüşleri nelerdir? Namazın mekruhları nelerdir?

Namazın farzı, vacibi ve sünnetinin terki durumunda ne yapılmalıdır

Haksız yere adam öldürmenin cezası ve hükmü nedir?

Haksız yere adam öldürmenin cezası ve hükmü nedir?

Esselamünaleyküm haksız yere adam öldürmanin hükmü ne dir [2] allaha cc na küfür aden sarhoş birini küfür etmemesi için bir kaç kez adamın biri uyarmış hala küfüre devam edince adam o sarhoşu öldürmüş bu da haksız yere adam öldürmeye girermi?

Yeryüzünde işlenen günahların en büyüğü şirktir Allah'a ortak koşmaktır. Şirk'ten sonra ikinci dereceyi alan günah masum bir insanın hayatına son verip canına kıymak onu öldürmektir.

Kendi ihdas ettiği haksız bahanelerle bir insanı öldürüp canına kıymak Allah indinde o kadar büyük günah o kadar dehşetli bir vebaldir ki sanki öldürülen tek şahıs değil de bütün bir insanlıktır...

Rabbimiz haksız katile bu nazarla bakmakta ve şöyle buyurmaktadır: "- Kim bir insanı (suçsuz yere) öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de suçsuz bir insanı ölümden kurtarırsa sanki bütün insanları ölümden kurtarmış gibidir!.." (Maide 32)

Demek ki Rabbimiz yarattığı insanlardan bir tekinin dahi haksız yere öldürülmesini istemiyor bunu küçük bir günah basit bir olay olarak
görmüyor. Hatta bir ayet-i kerimede de şöyle buyuruyor:
"Kim bir mü'mini kasdi olarak öldürürse o kimsenin cezası Cehennem'de (ebedi) kalmaktır!.." (Nisa 93)

Yazının Devamı:

Haksız yere adam öldürmenin cezası ve hükmü nedir

Kelime-i şehadet nasıl getirilir?

Kelime-i şehadet nasıl getirilir?
Kelime-i şehadet getirilme şekli hakkında bilgiler

Kelimeyi Şehadet şudur:

EŞHEDÜ EN LA İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDUHÜ VE RESULUHÜ.

Yazının Devamı:

Kelime-i şehadet nasıl getirilir?

Ahlak ile ilgili üç ayetler

Kuranı kerimin açıklamalı mealinin indeks bölümünden ahlak konulu üç ayet
Ahlak ile ilgili ayetler hakkında bilgiler
Kuranda Ahlak İle İlgili Ayetler
Kuranda Geçen Ahlak İle İlgili Ayetler

BAKARA SURESİ
129 - Ey bizim Rabbimiz bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki onlara senin âyetlerini tilavet eylesin kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin hikmet sahibi Sensin.

151 - Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor sizi temizliyor size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor.

172 - Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanız.

232 - Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde aralarında meşru bir şekilde rızalaştıkları takdirde kendilerini kocalarıyla nikâhlanacaklar diye sıkıştırıp engellemeyin. İşte bu içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür. Bu sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha nezihtir. Allah bilir siz bilemezsiniz

Yazının Devamı:

Ahlak ile ilgili üç ayetler

Peygamber efendimiz'in Bizans imparatoruna yazdığı mektubun içeriği nedir?

Peygamber efendimiz'in Bizans imparatoruna yazdığı mektubun içeriği nedir hakkında bilgi diyanet.
bizans imparatoru heraklius mektup

Detaylı bilgi sitemizde daha onceden paylaşılmıştır.
Ulaşmak için tıklayınız:
Peygamber efendimiz'in Bizans imparatoruna yazdığı mektubun içeriği nedir?

Yazının Devamı:

Peygamber efendimiz'in Bizans imparatoruna yazdığı mektup

Peygamberimizin insani yönü ilgili bir hadisler

Peygamberimizin insani yönü ilgili bir hadisler diyanet

Sevgili Peygamberimiz örnek aile reisi idi. Hanımlarına ve çocuklarına karşı görevlerini en iyi şekilde yerine getirirdi. O’nun evi örnek bir evdi hanesinde her zaman burcu burcu mutluluk kokardı. Aile fertlerine karşı gayet şefkatli ve merhametli idi.

Hz. Peygamber’in örnek alınması gereken yönlerinden biri de O’nun insana verdiği değerdir. O’nun çok büyük bir dikkatle
koruduğu yegane varlık insandı. O her şeyi insan için insanın mutluluğu için yapardı.

Hz. Peygamber’in örnek alınması gereken bir yönü de beşerî ilişkileridir. O’nun bu yönü kişiliğini ve ahlâkî karakterini
yansıtır. O’nun diğer insanlara karşı olan davranışlarında bütün devirler boyu insanlığın örnek alabileceği mükemmellikler
görürüz. O en iyi müslümanı; "Ahlâkı en güzel olanıdır" (1) diye tarif etmiştir. O hiçbir zaman insanların kusurlarını
araştırmazdı. Tecessüsü başkalarının kusurlarını ve gizli hallerini merak etmeyi bile yasaklamıştı. (2) Ağzından asla kötü
söz çıkmazdı. Kimsenin hatasını yüzüne vurmazdı. Kimseye ismiyle ihtar etmez gördüğü hataları "Halk şöyle yapıyor..."
diyerek kimsenin ismini vermeden tenkit eder hatayı düzeltirdi.
O çok merhametli idi. Uhud Savaşında tepesine kılıçlar yağarken bile; "Ya Rabbi! Bu insanları affet çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar" diye dua ediyordu. (3) O kendi nefsi için hiç kimseden intikam almamıştır. Hiçbir köle ve câriyeye vurmamıştır. (4) Hatta bir hayvana bile dokunmamıştır.

Yazının Devamı:

Peygamberimizin insani yönü ilgili bir hadisler

Anne baba ve çocuk ev içerisinde nasıl davranmalıdır?

Anne baba ve çocuk ev içerisinde nasıl davranmalıdır?
Anne baba ve çocuğun yapması gereken görevler nelerdir ev içerisinde nasıl davranmalıdırlar.
Çocuğun Anne Baba üzerindeki hakları nelerdir?
Dinimizde Anne Baba hakkının yeri çok büyük. Peki tam tersi çocuğun Anne Babasından hakları nelerdir. Ve ahirette hesabını sorabilir.

Değerli kardeşimiz;
İnsanların bu dünyada ekonomik imkanları aynı olmadığı için bütün çocuklarında ekonomik yönden aynı şartlar altında yetiştirilmesi mümkün değildir. Ancak çocuğun zaruri olan maddi ve manevi ihtiyaçlarının karşılanması için islam dini belirli hükümler koymuştur.

Mesela çocuğun iki yaşına kadar anne sütü içirilmesi çocuğun islam ahlakıyla yetiştirilmesi çocuğa güzel giysiler giydirilip temiz yataklarda yatırılması helal rızık ile beslenmesi güzel isim hakkı sünnet olma hakkı güzel terbiye edilme hakkı eşit muamele hakkı farzı ayn ilimleri öğrenme hakkı yazı öğrenme hakkı Kuran öğrenme hakkı sanat ve zanaat öğrenme hakkı yüzme ve atıcılık gibi sünette yeri olan sporları öğrenme hakkı oyun hakkı evlendirilme hakkı gibi hususlar getirilmiştir.

Bir kimse çocuğu olduğu vakit müjdelenince onu bir nimet bilip Allah'a hamd etmeli Hadis-i şerifte: "Evlad kokusu Cennet kokusudur." "Evlad dünyada nur ahirette sürurdur" buyurulmuştur. Çocuğu beyaz elbiselere sarmalı. Çocuğun ağlamasından anası ve babası üzülmemelidirler. Çünkü ağlaması anasına babasına tesbih tehlil dua ve istiğfar olur. Bir hadis-i şerifte: "Mü'minin evladı dört ay "La ilahe illallah" dört ay "Muhammedür Resulullah" dört ay "Ya Allah! Beni anne ve babamı mağfiret et" der.

Erkek çocuk olunca sevinip de kız olunca üzülmek yersizdir. Çünkü bunların hangisinin daha hayırlı olacağını Allah'tan başka kimse bilemez. Aksine olarak kız çocuğunda daha fazla memnuniyet göstermek lazımdır. Zira Kur'an-ı Kerim'de Allahü teâlâ çocuktan bahsederken kız çocuğunu takdim ederek mealen şöyle buyurmuştur: "Allah dilediğine kız dilediğine erkek evlad verir." Bu ayet-i kerime kız çocuğunun erkek evladdan hayırl olduğuna delalet eder.

Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: "Bir kimsenin bir kız evladı olsa da onu İslam adabı ile terbiye etse ve Allah'ın kendisine verdiği nimetlerle büyütse Allahü teâlâ o kişiyi Cehennem ateşinden korur." "Bir kimsenin üç kızı olup da onları besler merhamet eder terbiye ederse Cennet on vacib olur."

Yazının Devamı:

Anne baba ve çocuk ev içerisinde nasıl davranmalıdır

Dua ibadetin özü müdür açıklar mısınız?

Dua ibadetin özü müdür açıklar mısınız?
Duanın Hayatımızdaki Önemi
Dualarda Neler Söylenmeli Neler İstenmeli?
Allah Yaptığımız Dualara Çok Önem Veriyor. Ancak Bazen Duada İstediğimiz Şeyler Gerçekleşmiyor?
Nasıl Dua Etmeliyiz? Duanın Adab ve Erkanı

Dua Nedir?

Dua Arapça bir kelime olup çağırmak birisine mesaj vermek onunla irtibat kurmak manalarına gelir. Özel kullanımı esas alındığında ise kulun Allah'a yalvarması halini arzetmesi içini dökmesi ihtiyaçlarını dile getirmesi demektir.

Dua günümüzde sadece beş vakit namazın veya belli bir kısım ibadetlerin sonuna sıkıştırılarak küçültülmüştür. Öncelikle dua imanın en önemli göstergelerinden birisidir. Duâ Allah'la kul arasında kuvvetli bir bağdır. Başka bir ifade ile kulun düşüncesinin Rabb'e arz edilmesi şeklidir duâ. Kul erişemeyeceği ve iktidarıyla elde edemeyeceği her şeyini mutlak iktidar sahibi olan Kadîr-i Mutlak'tan ister; işte bu isteğin adıdır duâ. O helezonlar hâlinde kuldan Rabb'e yücelen tatlı bir nağmedir...


Yazının Devamı:

Dua ibadetin özü müdür açıklar mısınız

Kafeste süs kuşlarını beslemek istiyorum ama günahı olur mu?

Hani süs kuşları vardır ya muhabbet kuşları gibi ama biraz daha farklı çok seviyorum onları acaba alsam günahı olur mu bide olmadı yanına bi arkadaş daha alırım.

Güvercin beslemek uçurmak takla attırmak günah mıdır?

Dünyası en geniş sahası en vâsi olan bir mahlûk da kuştur. Gökyüzünün bütün derinlikleri yeryüzünün de yine bütün serinlikleri kuşundur. Hürriyeti hudutsuz istifâde sahası sonsuzdur.

İşte böylesine geniş ve derin dünyalı bir varlığı alıp da avuç içi kadar dar bir kafese hapsetmek bunca geniş dünyasından koparıp burada can çekişir gibi bir hayata mahkûm etmek herhalde insan akıl ve mantığıyla da bağdaşmamakta beşer şefkati dahi bunu mâkul görmemektedir.

Ayrıca böylesine geniş hayatı olan bir kuşu bu kadarcık dar bir kafese hapsetmenin belli bir faydası meşrû bir neticesi de yoktur. Sadece sahibinin şahsen duyduğu zevk ferden hissettiği lezzettir.

Gariptir ki bu zevk ve lezzet geniş dünyasından koparılıp hapse atılan kuşcağızın feryad ü figanından alınmakta onun âdeta firaklı ağlamasından duyulmaktadır. Bir kısım canlıların ıstırabından zevk almak gibi bir lezzettir bu. İşte bu yüzden İmam-ı Birgivî Hazretleri kafeste kuş hapsedip onunla eğlenmeyi günahlardan saymış âfâtlar arasında zikretmiştir.

Yazının Devamı:

Kafeste süs kuşlarını beslemek istiyorum ama günahı olur mu

19 Şubat 2012 Pazar

Üniversitede geçme notu kaç oldu?

Üniversitede geçme notu kaç oldu? nedir 2012
avrupa birliği uyumu kapsamında üniversitelerdeki yeni geçme notları hakkında bilgiler

Avrupa Birliği'ne üyelik kapsamında yükseköğrenimde kaliteyi artırmak Avrupa'daki üniversitelerle uyumu sağlamak açısından başlatılan Bologna Süreci nedeniyle birçok öğrenci okulu uzattığını ve eğitim hayatını sonlandırma aşamasına geldiğini söyledi.

Kocaeli Üniversitesi'nde de uygulamaya konulan süreç birinci ve ikinci sınıf öğrencilerini kapsıyor. Bologna süreci öncesinde ders geçme notu 50 olduğu halde bu süreç uygulamaya konulduktan sonra ders geçme notu 65'e yükseltildi. Ayrıca bütünleme sınavları kaldırılarak öğrencilerin derslerini kurtarma olanakları ellerinden alındı.

Yazının Devamı:

Üniversitede geçme notu kaç oldu

2012 Özürlü Memur Sınav Başvuruları

2012 Özürlü Memur Sınavı Başvuruları ne zaman nasıl başvurulacak internet adresi nereden.
2012 Özürlü Memur Sınavı başvuru klavuzu ösym.

29 Nisan 2012 tarihinde 81 il merkezinde yapılacak olan Özürlü Memur Seçme Sınavı (ÖMSS) kılavuzu yayımlandı. Kılavuza aşağıdaki BURADAN ulaşabilirsiniz...


Yazının Devamı:

2012 Özürlü Memur Sınav Başvuruları

Bursa Zabit Katibi daktilo sınavı

Bursa Zabit Katibi daktilo sınavı

Bursa Adalet Sarayı'na tahsis edilen 65 zabıt katibi kadrosu için başvuruda bulunan bin 444 aday daktilo sınavında ''F'' ve ''Q'' klavye ile 3 dakikada en az 90 kelime yazma başarısını göstermek için ter döktü.

Kadrolu zabıt katibi olmak için başvuruda bulunan adayların daktilo sınavı Bursa Adalet Sarayı'nda yapıldı. Adaylar saat 08.30'dan itibaren 40 kişilik gruplar halinde ''F'' ve ''Q'' klavye kullanımına göre sınava alındı.

Yazının Devamı:

Bursa Zabit Katibi daktilo sınavı

Eğitimde 4+4+4 Sistemi nedir?

Eğitimde 4+4+4 sistemi nasıl olacak Eğitimde 4+4+4 sisteminin özellikleri nelerdir?

Eğitimde 4+4+4 sistemi ne getirecek?
Hükümetin kararıyla mesleki eğitimi artırmak amacı ile zorunlu eğitim 12 yıla çıkacak.Eğitim sisteminde köklü reform getirecek Zorunlu eğitim 12 yıla olacak. YÖK Kanunu’nun 45. maddesi değiştirilerek üniversiteye girişteki katsayının eşit uygulanması yasalaşacak.Üniversiteye girişte meslek lisesi mezunlarına yönelik uygulanan katsayı adaletsizliğini kaldırmaya yönelik yasal düzenleme yapılacak. Eğitimde 4+4+4 sistemine geçilecek.
Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılması ile birlikte 5+3 olarak uygulanan zorunlu eğitim sistemi 4+4+4 olarak uygulanacak. İlköğretimin 4. sınıfından sonra öğrenciler yönlendirmeli eğitime tabi tutulacak. İlköğretimin 4. sınıfından sonra öğrenciler yeteneklerine göre mesleki eğitime yönlendirilecek.

Hedef mesleki eğitimi artırmak

AK Parti mesleki eğitimde yönlendirmeli sisteme geçerek mesleki eğitimi hem sayı hem de kalite olarak artırmayı hedefliyor. Sekiz yılık kesintisiz eğitime geçilmesi ile birlikte meslek lisesine gidenlerin oranı yüzde 70’tenyüzde 30’a düşmüştü. AK Parti hem katsayıyı kaldırmak hem de mesleki eğitimde yönlendirmeyi getirmekle mesleki eğitime gidenlerin oranlarını yüzde 70’e çıkartmayı amaçlıyor.

İmam hatip Liselerinin ortaokul bölümü yeniden açılabilecek

AK Parti imam hatip liselerinin ortaokul bölümlerinin kapatılmasıyla geçilen 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitime son verecek. Teklif kabul edilirse zorunlu eğitim 13 yıla çıkarken isteyen öğrenciler orta kademede imam hatiplere geçiş yapabilecek

İmam hatip liselerinin ortaokul bölümleri yeniden açılıyor. 28 Şubat sürecinde 1997-1998 Eğitim Öğretim Yılı’nda kesintisiz 8 yıllık zorunlu eğitim uygulaması başladığı için imam hatip liselerinin ortaokul bölümü kapanmıştı. Daha önce ilkokuldan mezun olduktan sonra (12) yaşında imam hatip lisesine kaydını yaptıran öğrenciler 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim nedeniyle sadece lise bölümlerine 15 yaşında kayıt yaptırabilir hale gelmişti. Bu durum bir çok tartışmayı da beraberinde getirmişti.

Yazının Devamı:

Eğitimde 4+4+4 Sistemi nedir

"Her bidat bir sünneti yok eder." ifadesi hadis mi; nasıl anlamalıyız?

"Her bidat bir sünneti yok eder." ifadesi hadis mi; nasıl anlamalıyız?

Resûl-i Ekrem Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuşlardır ki:
"Peygamberlerinden sonra dinlerinde bid’at uyduran her ümmet sünnetten de o bid’at kadar bir sünneti zayi etmiş olur." (Et-Tergîb ve’t-Terhîb Trc I/109)
Sünnet-i Seniyye hayatın her alanını kuşattığı için bir bid'atin ihdas edilmesi bir sünnetin yerini almaktadır. Dolayısıyla her bid'at bir sünneti kaldırmaktadır.

Sünnetin titizlikle korunmasını isteyen ve Hicrî 1000’inci yılda yaşayan İmam Rabbânî bid’atlere karşı mücadele etmeyi dile getirirken şöyle der:
“En bahtiyar odur ki İslâm’ın ve Müslümanların garip düştüğü bir zamanda terk ve ihmal edilmiş sünnetlerden birisini ihya edip yaygın olan bid’atlerden birisini yok edip kaldıran insandır. Şimdi öyle bir zaman ki Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi Vesellem gönderileli bin seneyi geçmiştir kıyamet alametleri de teker teker çıkmaya başlamıştır. Resûlullah’ın (a.s.m.) Saadet Asrından uzaklaştıkça sünnetler perdelenmiş bid’atler yalan illetinin yaygınlaşmasıyla çoğalmıştır. Şimdi öyle bir mücahide ihtiyaç vardır ki sünnetleri ihya etsin bid’atleri kaldırsın. Çünkü bid’atlerin revaç bulması dinin tahribine sebep olur.”(Mektubat I/34-35)


Yazının Devamı:

Her bidat bir sünneti yok eder

Hanefi birisi, midye yemek için Şafii mezhebine geçebilir mi?

Hanefi birisi midye yemek için Şafii mezhebine geçebilir mi?

Midye yemek Hanefi mezhebine göre caiz değildir. Zaruri bir hal yoksa yememek evladır. Mezhepleri ihtiyaç olmadan taklit etmek doğru değildir.

Bir mezhepten diğerine temelli geçmek caizdir. Dünyanın muhtelif bölgelerinde yaşayan Müslümanlar dört mezhepten birisine bağlıdırlar. Bir Müslüman hak mezheplerden birisine tâbi olur ibadet ve muamelelerini o mezhebin hüküm ve içtihadlarına göre sürdürebilir. İslâmî hayatını bu mezheplerden birisine göre yapan bir Müslümanın ölünceye kadar aynı mezhepte kalması gibi bir mecburiyet yoktur. Bundan dolayıdır ki arzu ederse tamamen bir diğer hak mezhebe geçebilir. Meselâ Şâfiî mezhebine mensup olan bir kimse dilerse Hanefî mezhebine; Hanefi mezhebine mensup bir kimse de isterse Şâfiî mezhebine geçebilir.

Ancak bir mezhepten diğer mezhebe geçen kimsenin ibadet ve muamelelerinin kâmil mânâda olabilmesi için girdiği mezhebin meselelerini bilmesi gerekir. Meselâ bir Şâfiî Hanefi mezhebine geçiyorsa en azından o mezhebe göre abdestin farzlarını abdesti bozan halleri namazın rükünlerini ve vaciplerini bilmesi gerekir. Bunları bilmeden geçecek olursa farkına varmadan ibadetini eksik yapıp hataya düşebilir.
“Taze et yemeniz için denizi sizin hizmetinize veren Allah’tır.”1
mealindeki âyet-i kerime ile
“Denizde avlanmak ve onları yemek size helâl kılındı ki; hem size hem de yolcu olanlarınıza faydalı olsun.”2
mealindeki âyet denizlerin birer ilâhî nimet deposu olduğunu ve onlardan insanların faydalanabileceğini ifade etmektedir.

Âyet-i kerimelerde Cenab-ı Hak belirli bir kısmını haramlaştırmadan ve başka hayvanlar gibi boğazlanma şartını koşmadan bütün deniz hayvanlarının helâl olduğunu bildirmekte kullarına kolaylığı ve genişliği temin etmektedir. Hattâ mümkün mertebe hayvana eziyet vermekten kaçınılması kaydıyla onları yakalamak için insana her şeyi kullanabilme müsaadesini vermektedir.

Bilindiği gibi yaşadıkları yerler bakımından hayvanlar kara ve deniz hayvanları olmak üzere ikiye ayrılır. Karada yaşayan hayvanların hangilerinin yenip yenmeyeceği fıkıh kitaplarında belirtilmiş ayrılmıştır. Denizde yaşayan hayvanların hangilerinin yenilmesinin helâl hangilerinin haram olduğu hususunda ise mezhepler arasında farklı görüşler mevcuttur.

Yukarıda meallerini verdiğimiz âyet-i kerimeden hareket eden Şâfiî Mâlikî ve Hanbelî mezhebi âlemlerine göre deniz hayvanlarının yani suyun içinden başka bir yerde yaşayamayan hayvanların hepsi nerede bulunursa bulunsun ister balık şeklinde olsun isterse başka cins ve şekide bulunsun helâldir yenebilir. Yine aynı mezheplere göre bu hayvanların isimlerinin farklı olması diri veya ölü olması; yakalayanların Müslüman veya gayri müslim olması hükmü değiştirmez.

Mâlikî mezhebi hiçbir deniz hayvanını istisna kılmazken Hanbelî mezhebi yılan balığını habis saydığı için; Şâfiî mezhebi de kurbağa yengeç ve timsah gibi hem denizde hem de karada yaşayabilen hayvanların etinin yenilmesini haram olarak vasıflandırmaktadır.Hanefî mezhebine göre ise balık sûretinde olmayan deniz hayvanlarının etlerini yemek haramdır.Buna göre daima suda yaşayan suda barınan hayvanlardan her çeşit balık eti yenebilir. Kalkan balığı sazan balığı yunus balığı yılan balığı bu kabildendir. Fakat diğer su hayvanları caiz değildir. Midye istiridye istakoz ve yengeç gibi hayvanların yenilmesi helâl olarak kabul edilmemektedir haram sayılmaktadır.3

Bu esaslara göre midye istiridye gibi deniz hayvanları Şâfiî Mâlikî ve Hanbeli mezheplerine göre yenebilirken Hanefî mezhebine göre yenilmemektedir. Hanefî mezhebinin haram saymasının sebebi bu çeşit hayvanları gerek görünüş gerekse yenen kısımları itibariyle hoş olmaması çirkin ve pis sayılmasıdır.Dipnotlar:

1. Nahl Sûresi 14.
2. Mâide Sûresi 96.
3. el-Mezâhibu’l-Erbaa II/5.

(Mehmed Paksu Helal – Haram)

Yazının Devamı:

Hanefi birisi, midye yemek için Şafii mezhebine geçebilir mi

Ümmetimin tamamı affedilmiştir, ancak günahlarını ilan edenler müstesna

"Ümmetimin tamamı affedilmiştir ancak günahlarını ilan edenler müstesna." hadisini açıklar mısınız?

(5933)- Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır günahı alenî işleyenler hariç. Kişinin geceleyin işlediği kötü bir ameli Allah örtmüştür. Ama sabah olunca o: "Ey falan bu gece ben şu şu işleri yaptım!" der. Böylece o geceleyin Allah kendini örtmüş olduğu halde sabahleyin üzerindeki Allah'ın örtüsünü açar. İşte bu günahı alenî işlemenin bir çeşididir." [Buharî Edeb 60; Müslim Zühd 52 (2990).]
AÇIKLAMA:

Hadis bu ümmetten herkesin aff-ı İlahî'ye mazhar olacağını bu umumi aftan sadece günahını aşikâr yapıp ilan edenlerin hariç kalacağını ifade etmektedir. Bazı alimler mananın:

"Ümmetimden herkesin gıybeti terkedilir alenî işleyenler (mücahir) hariç." olduğunu söylemiştir. Bu manayı verenler muafa kelimesinin metruk manasında olduğunu bunun aslı olan afvın terk manasına geldiğini söylerler.

"Günahı alenî işleyen" diye tercüme ettiğimiz mücahir "günahını izhar eden Allah'ın üzerine çektiği örtüyü kaldırıp günahını başkasına anlatan" diye tarif edilmiştir. Nevevî:

"Fıskını veya bid'asını açığa vuran kimsenin açığa vurduğu günahlarıyla yadedilmesi caizdir diğerleriyle yadedilmesi caiz değildir." der.

Günahın izhar edilmesini bazı alimler: "Allah Resulü ve salih mü'minlerin hakkını istihfaftır (hafife almak)" diye değerlendirmişlerdir.

Günahların setri istihfaftan selamettir. Çünkü günahlar kişiyi alçaltır. Ayrıca işlenen günah haddi gerektiriyorsa örtme haddi önler had gerektirmiyorsa tazirden kurtarır. Eğer günah sırf Allah'ın hakkına müteallik bir günah ise Allah'ın rahmeti gadabını geçtiği için Ekremü'l-ekremin olduğu için onları evleviyetle affeder. Bu sebeple Allah dünyada örttüğü bir günahı ahirette de teşhir etmeyecek demektir. Şu halde günahını açığa vuran kimse bu imtiyazdan mahrum kalacaktır.

Resulullah bütün bu faziletleri sebebiyle günahların gizli kalmasını açığa vurulmamasını emretmiştir: "Allah'ın yasakladığı şu pisliklerden kaçının. Kim de bunlardan bir şey işleyecek olursa onu Allah'ın örtmesiyle örtsün." buyurmuştur .

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) başka hadislerinde de sarih olarak dünyada günahını açığa vurmayıp gizleyen kimseyi Allah'ın kıyamet günü affedeceğini müjdeler.

(Prof. Dr. İbrahim Canan Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi)


Yazının Devamı:

Ümmetimin tamamı affedilmiştir, ancak günahlarını ilan edenler müstesna

Margarinlere domuz yağı katıldığı iddialarına karşı ne diyorsunuz?

Siz Türkiye’de üretilen margarinlerde domuz yağı kullanılmadığını dolayısıyla onların yenilebileceğini söylüyorsunuz. Fakat margarinlerin iki şekilde dondurulduğunu bunun bir çeşidinde ucuz olduğu için domuz yağı kullanıldığını söyleyenler var. Bu iddiaya ne dersiniz?

Cevap:

Margarin “bitkisel sıvı yağların hidrojene edilmesi sonucu elde edilen ve içinde emülsiyon halinde su süt tozu ve peynir tozu bulunabilen bir yağ türüdür.”

İslam hukukunda “el-beyyinetü ale’l-müddeî…” şeklinde yerleşik bir kural vardır. Yani “kim bir iddiada bulunuyorsa onun delil getirmesi gerekir.” Ülkemizde üretilen margarin yağlarına domuz yağı katıldığını iddia etmek ve insanları bu hususta şüpheye sevk etmek ancak elde kuvvetli bir delil varsa olabilecek bir şeydir. Kim böyle bir iddiada bulunuyorsa bunu ispatlamakla mükelleftir. Dolayısıyla bunu bize değil iddia sahiplerine sormanız gerekir.


Yazının Devamı:

Margarinlere domuz yağı katıldığı

onay